WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/14110 E.  ,  2024/3014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/633 E., 2016/53 K.
SUÇ : Eziyet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2014 tarihli iddianamesiyle, suça sürüklenen çocuklar hakkında eziyet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 96 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca (iki kez) cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2.Aydın Çocuk Mahkemesinin 19.02.2016 tarihli kararıyla, suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca her bir mağdura yönelik eylemleri nedeniyle ikişer kez 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, mağdurların şikayetçi olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Suça sürüklenen çocuk ...'un temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, mağdurların şikayetçi olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, mağdurlar ile suça sürüklenen çocukların Aydın E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun B-4 koğuşunda tutuklu olarak kaldıkları, 18.09.2013 tarihinde, infaz koruma memurlarının mağdurları çok miktarda çamaşır yıkarken görmeleri üzerine mağdur ...'ın soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla ifadesi alınan infaz koruma memurları ......, ve ......,.'ye suça sürüklenen çocuklar tarafından kendilerine kötü muamelede bulunulduğunu söylediği ve aynı tarihte mağdurların şikayet dilekçesi vererek suça sürüklenen çocukların kendilerine vurduklarını, çamaşır yıkattıklarını, uyutmadıklarını, ayakta beklettiklerini, az yemek yedirttiklerini, şınav çektirdiklerini, gelen eşyalardan az yararlanmalarına neden olduklarını, ayaklarına çakmak tutup uyandırdıklarını beyan ettikleri iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;
1.5237 sayılı Kanun'un "Eziyet" başlıklı 96 ncı maddesinin birinci fıkrasında eziyet suçunun maddi unsuru,“bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmek” şeklinde belirtilmiş, ancak bu davranışların ne olduğu somut olarak ortaya konulmamıştır. Ancak maddenin gerekçesinde; eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerektiği belirtilmiştir.
Eziyet serbest hareketli bir suçtur. Mağdurun gerek bedensel gerek ise ruhsal yönden acı çekmesine neden olacak, mağdurda utanma, korku, acizlik ve değersizlik duygusu uyandırıp onurunu zedeleyecek hareketler eziyet kapsamındadır. Bu suç tipinde mağdur, objektif olarak aşağılayıcı ve eza verici hareketler aracılığıyla, insan olma niteliğinin gerekli kıldığı düzeyin objektif olarak altında kalan ve kişiliğinin derhal ya da ileride gelişebilmesi için gerekli olan dengeye olarak etki edebilecek muamelelere tabi kılınmaktadır.
Eziyet teşkil eden fiiller, kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Eziyetten söz edebilmek için, maddenin gerekçesine göre eziyet oluşturan fiillerin sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sistematik olmaktan kastedilen, mağdura karşı yapılan birden fazla saldırının, genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların bir parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesidir. Sistematik olma hali, hareketlerin eziyet suçunu oluşturup oluşturmadığını tespite yarayan kriterlerden biridir. Hareketlerin sistematik biçimde uygulanması, mağdura yönelik davranışların belli bir süreç içinde düzenli ve bir bütünlük arz eder biçimde yapılmasını gerektirir. Bu sebeple mağdura yönelik hareketler, fail tarafından bilerek ve istenerek belirli bir süreçte genel bir tutum çerçevesinde bir bütünün parçası olarak veya belirli bir plan dahilinde işlenirlerse eziyet suçu oluşur. Burada çeşitli nitelikteki hareketler objektif olarak belirli bir şiddeti içermekte, asgari düzeyde bir ağırlığa ulaşmaktadır. Hareketler bir bütün halinde objektif olarak eziyet teşkil edecek boyuta ulaştığında, başka bir deyişle asgari bir düzeyde şiddete ulaştığında suç tamamlanmış olacaktır.
2.Olay tarihinde, fazla miktarda çamaşır yıkarken görülen mağdurların, soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla ifadesi alınan infaz koruma memurlarına, yaklaşık 17 gündür aynı koğuşta birlikte kaldıkları suça sürüklenen çocuklar tarafından dövüldüklerini, çamaşırının yıkattırıldığını, uyumalarına engel olunduğu, ayakta bekletildiklerini, az yemek yedirildiğini, şınav çektirildiğini, gelen eşyalardan az yararlanmalarına neden olduklarını, ayaklarına çakmak tutup uyandırıldıklarını beyan etmeleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, mağdurlar hakkında aldırılan adli muayene raporlarında herhangi bir darp cebir izine rastlanmadığı, bahse konu olaya yönelik bilgi ve görgüsü bulunan tanık bulunmadığı ve suça sürüklenen çocuğun eylemini mağdura yönelik olarak belli bir süreçte ve sistematik şekilde gerçekleştirildiğine dair eziyet suçundan mahkumiyetine yeterli kesin, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı ancak mağdur ...'i bir defa tokatla dövdüğünü ikrar ettiği anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk hakkında yaralama suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Ancak;
Suç tarihi itibariyle 15 yaşını doldurup 18 yaşını doldurmayan suça sürüklenen çocuk hakkında yargılama konusu yaralama eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 66 ncı maddenin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B.Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında mağdur ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden;
Olay tarihinde, fazla miktarda çamaşır yıkarken görülen mağdurların, soruşturma aşamasında tanık sıfatıyla ifadesi alınan infaz koruma memurlarına, yaklaşık 17 gündür aynı koğuşta birlikte kaldıkları suça sürüklenen çocuklar tarafından dövüldüklerini, çamaşırının yıkattırıldığını, uyumalarına engel olunduğu, ayakta bekletildiklerini, az yemek yedirildiğini, şınav çektirildiğini, gelen eşyalardan az yararlanmalarına neden olduklarını, ayaklarına çakmak tutup uyandırıldıklarını beyan etmeleri üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, mağdurlar hakkında aldırılan adli muayene raporlarında herhangi bir darp cebir izine rastlanmadığı, bahse konu olaya yönelik bilgi ve görgüsü bulunan tanık bulunmadığı ve mağdur ...'ın aşamalarda alınan çelişkili beyanlarında suça sürüklenen çocukların kendisine karşı herhangi bir hukuka aykırı fiilde bulunmadıklarını beyan ettiği, suça sürüklenen çocukların eylemlerini mağdurlara yönelik olarak belli bir süreçte ve sistematik şekilde gerçekleştirildiklerine dair eziyet suçundan mahkumiyetlerine yeterli kesin, her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı gözetilmeden, suça sürüklenen çocuklar hakkında atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Eylemi Nedeniyle Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Aydın Çocuk Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2014/633 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararına kararına yönelik suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Suça Sürüklenen Çocuklar ... ve ... Hakkında Mağdur ...'a Yönelik ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında mağdur ...'e Yönelik Eylemleri Nedeniyle Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Aydın Çocuk Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2014/633 Esas, 2016/53 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocukların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2024 tarihinde karar verildi.