WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/13972 E.  ,  2024/2001 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/426 E. 2016/58 K.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 31.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik eylemlerinden ötürü başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine
göre çektirilmesine, resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
sanık ... hakkında hakkında mağdur ...'ya yönelik eylemlerinden ötürü başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 1 yıl 3 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafinin temyiz isteği, sanığa iftira atıldığına, atılı suçları işleyenin diğer sanık olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine
2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...'ın sanık ...'e ait çağrı merkezinde çalıştığı, sanık ...'ın, sanık ...'ın emir ve talimatları doğrultusunda, ... isimli kişinin bilgisi ve rızası olmadan onun kimlik bilgilerini kullanarak Voys adlı şirketten 212 *****62 numaralı telefon numarasını sanık ...'in sahibi olduğu çağrı merkezi şirketine tahsis ettirdiği, tahsis edilen bu numara vasıtasıyla mağdurlar ile iletişime geçip, mağdurlar ... ve ...'a kredi masraflarının geri alınacağı vaadiyle kredi kartlarının bilgilerini ele geçirdikleri, bu bilgileri kullanarak her bir mağdurun kredi kartından birer kez olmak üzere mağdurların iradesi fesada uğratılarak harcama yapıldığı, bu suretle sanıkların resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarını işledikleri iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik eylemi nedeniyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki beyanları, sanığın aşamalardaki tevilli ikrara dönük savunmaları, banka cevabi yazıları, mağdurların arandığı telefon numarasının çağrı merkezine tahsisini sağlayan müşteki ... ile sanık ... arasındaki görüşmelere ilişkin dosyaya sunulan e-mail vasıtasıyla yapılan görüşmeler ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın mağdurun iradesini fesada uğratarak kredi kartı bilgilerini ele geçirip, bilgisi ve rızası dışında harcama yaptığı görülmekle, mahkemenin kabulünde bir hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafinin sair temyiz talepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan hüküm kurulurken, temel hapis cezaları alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezalarına esas birim gün sayılarının, alt sınırın üstünde belirlenerek hükümde çelişkiye neden olunması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2015 gün ve 2014/12-388 Esas, 2015/403 sayılı kararında belirtildiği üzere, erteleme kararı ile belirlenecek denetim süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı hususu dikkate alındığında, hakkında hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanık ...'ın tabi olacağı denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi ve kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması hususları hukuka aykırı ise de, 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 322 nci maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:
1. Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, mahkumiyet tarihinden, inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık ... hakkında mağdur ...'a yönelik eylemi nedeniyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hüküm yönünden
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki beyanları, sanığın aşamalardaki tevilli ikrara dönük savunmaları, banka cevabi yazıları, mağdurların arandığı telefon numarasının çağrı merkezine tahsisini sağlayan müşteki ... ile sanık ... arasındaki görüşmelere ilişkin dosyaya sunulan e-mail vasıtasıyla yapılan görüşmeler ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın mağdurun iradesini fesada uğratarak kredi kartı bilgilerini ele geçirip, bilgisi ve rızası dışında harcama yaptığı görülmekle, suçun sübutuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafinin sair temyiz talepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.04.2019 tarih, 2017/17-969 Esas, 2019/274 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Kanun koyucunun, 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde etkin pişmanlık nedeniyle sanığın cezasından yapılacak indirim oranlarının, mağdurun uğradığı zararın soruşturma evresinde giderilmesi durumunda birinci fıkra gereğince üçte ikisine kadarı, kovuşturma evresinde giderilmesi durumunda ise ikinci fıkra uyarınca yarısına kadarının indirileceğinin hüküm altına alınarak, etkin pişmanlığın soruşturma evresinde gerçekleşmesi ile kovuşturma evresinde gerçekleşmesi hâlleri için kademeli ceza indirimi yapılmasının amaçlandığı nazara alındığında, birinci fıkra uyarınca yapılacak indirim oranının ikinci fıkra uyarınca yapılacak en fazla indirim oranı olan 1/2'den fazla olması gerektiği, sanığın cezasından 2/3 oranında indirim yapılması zorunlu değil ise de mağdurun uğramış olduğu zararın soruşturma evresinde giderilmesi nedeniyle, hak ve nesafet kuralları gözetilerek ceza adaletinin sağlanması ve 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları arasındaki indirim oranları arasındaki farkın korunabilmesi için birinci fıkra uyarınca yapılacak indirimin 1/2 oranından fazla belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b. Sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan hüküm kurulurken, temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezalarına esas birim gün sayısının, alt sınırın üstünde belirlenerek hükümde çelişkiye neden olunması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.11.2015 gün ve 2014/12-388 Esas, 2015/403 sayılı kararında belirtildiği üzere, erteleme kararı ile belirlenecek denetim süresinin kazanılmış hakka konu olamayacağı hususu dikkate alındığında, hakkında hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilen sanık ...'ın tabi olacağı denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının ve kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık ... hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Gerekçeli karar başlığında mağdur ...'a yönelik eylem nedeniyle suç tarihinin 27.03.2015 olarak yazılmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Sanık ... hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan hükümler yönünden;
Oluşa ve tüm dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'ın üzerine atılı eylemleri sanık ...'ın emir ve talimatları uyarınca gerçekleştirdiğini ifade etmesine karşın, mağdur ...'ya ait kredi kartından yapılan harcamanın sanık ...'ın yetkilisi olduğu, Gizlider isimli şirketin borçlarına karşılık kariyer.net isimli e-ticaret sitesi lehine yapıldığının tespit edilmesi, banka cevabi yazılarına göre suç tarihlerinin 2015 yılının Mart ayı içerisinde olduğunun tespit edilmesine karşın, sanık ...'ın 22.10.2015 tarihli celsede, sanık ...'ın yetkilisi olduğu şirketten 2015 yılı Ocak ayında ayrıldığını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık ...'in atılı suçları sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde işlediğine dair, sanık ...'ın atfı cürüm niteliğindeki soyut beyanları dışında mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı gözetilmeksizin atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
1. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli, 2015/426 Esas, 2016/58 Karar sayılı sanık ... hakkında mağdur ...'nın kredi kartının kullanılması eylemi nedeniyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan kararına yönelik sanık ... müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, sanık ...'ın mağdur ...'ya yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 120 günün 5 güne, 168 inci maddesi uyarınca 1/2 indirim yapılmak suretiyle belirlenen 60 günün, 2 güne, 62 inci madde uygulanmak suretiyle belirlenen 500 günün, 1 güne, 52 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 liradan hükmolunan 1.000,00 TL adli para cezasının ise 20,00 TL'ye indirilmesi ve sanık ...'ın mağdur ...'ya yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm fıkrasında cezasının ertelendiği paragrafta yer alan ''1 yıl'' ibaresi yerine ''1 yıl 3 ay'' yazılması ve aynı paragrafın devamı olacak şekilde "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 08.10.2015 tarihli iptal kararı da gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanmasına'' paragrafının eklenmesi suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli, 2015/426 Esas, 2016/58 Karar sayılı sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen kararına yönelik sanık ... müdafii ve ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
3. Gerekçe bölümünün (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle, Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli, 2015/426 Esas, 2016/58 Karar sayılı sanık ... hakkında mağdur ...'ın kredi kartının kullanılması eylemi nedeniyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan kararı ve sanık ... hakkında her iki mağdura yönelik eylemleri nedeniyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkumiyet kararlarına yönelik sanık ... müdafii ve sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.02.2024 tarihinde karar verildi.