WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/13479 E.  ,  2024/1385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/457 E., 2017/496 K.
SUÇ : Sahte parayı bilerek kabul etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Torbalı Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında sahte parayı bilerek kabul etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında sahte parayı bilerek kabul etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 25 gün karşılığında adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231

inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedilmiş ve bu karar itiraz olunmadan 30.10.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
3. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2014 tarihli ve 2013/192 Esas, 2014/293 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca 6000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 05.12.2014 tarihli kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.05.2017 tarihli ve 2016/11410 Esas, 2017/5974 Karar sayılı kararı ile "... CMK.nun 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasına yönelik kararda; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, CMK.nun 34 ve 230. maddeleri ve Ceza Genel Kurulu'nun 18.11.2014 gün, 2013/8-830 esas ve 2014/502 kararı uyarınca hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiilin belirtilmesi ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması suretiyle infazı kabil bir hüküm kurulması gerekirken, gerekçesiz olarak açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği ; sanığın sahte parayı bilerek aldığına veya verdiğine dair bir delilin bulunmadığı bu konuda eksik araştırma ile mahkumiyet hükmü kurulduğuna; kabule göre de Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 05.12.2014 sayılı kararının yalnızca kendileri tarafından temyiz edilmesi nedeniyle bu kararda hükmedilen "sanığın 6.000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına" dair kısmın sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği iddiasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın 1 adet sahte 100,00 TL'yi hakkında beraat kararı verilmiş ve kesinleşmiş olan temyiz dışı diğer sanık ...ye verdiği, paranın sahte olduğunun anlaşıldığı bu suretle de üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. T.C. ... İzmir Şubesi Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile 07.10.2011 tarihinde ele geçirilen 1 adet 100,00 TL'nin; sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihi olan 27.09.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2017/457 Esas, 2017/496 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.02.2024 tarihinde karar verildi.