WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/12787 E.  ,  2023/4312 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, tehdit, basit yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçu ile mağdurlar ... ve ...'ye yönelik yaralamaya teşebbüs,mağdur ...'ye yönelik tehdit ve mağdur ...'a yönelik yaralama suçlarından dava açılmıştır.
2. Kuşadası 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, mağdurlar ... ve ...'ye yönelik yaralamaya teşebbüs suçundan ayrı ayrı 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur ...'ye yönelik tehdit suçundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdur ...'a yönelik yaralama suçundan ise 7 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, atılı suçları işlemediğine ve avukat tayin edilmediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay mağdur ... ile ...'nin sahilde şenzong kiralama işiyle uğraştığı, daha önceden tanımadıkları ve birden yanlarına gelen sanığın dolabın arkasında birşeyler aramaya başladığı, ne aradığını soran mağdur ...'a hakaret ettiği, elindeki şemsiye ile aracına zarar verdiği ardından şemsiye sapı ile mağdur ...'ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, daha sonra mağdur ...'nin üzerine yürüyerek bıçakla seni doğrarım şeklinde tehdit ettiği, mağdur ... ın abisi mağdur ...'ın da olay yerine geldiği, ...'ı gören sanığın orada bulunan araca bindiği ardından inerek şemsiye sapı ile tekrar mağdurlara saldırdığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden
1. Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan " ... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış... " ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir.
2. Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “iftira ” olarak yazılması hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik yaralamaya teşebbüs ve mağdur ...'e yönelik yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunduğundan bu husus bozmayı gerektirmiştir.

C. Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
5237 sayılı Kanun'un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan tehdit suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ile uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılmakla, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde
Uzlaşma sağlanamaması durumunda ise;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddenin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 251 inci maddenin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunduğundan bu husus bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kuşadası 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.