WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/12208 E.  ,  2023/7148 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/228 E., 2016/201 K.
SUÇLAR : Hakkı olmayan yere tecavüz etme, 3091 sayılı Kanun'a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Amasra Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.08.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz etme ve 3091 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.06.2016 tarihli kararı ile sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiisinin temyiz isteği; şikayet süresinin geçirilmiş olduğuna, 3091 sayılı Kanun'da düzenlenen suçun unsurlarının oluşmadığına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi hükümlerine aykırı davranıldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın, katılana ait parsellerde yol açmak ve inşaat hafriyatı dökmek suretiyle atılı suçu işlediğine ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık müdafiisinin şikayet süresinin geçirildiğine ilişkin temyiz isteği yönünden yapılan incelemede; Katılanın yapılan tecavüzü öğrenme tarihinin 15.10.2013 tarihi olup, 07.11.2013 tarihli dilekçe ile kaymakamlığa şikayette bulunduğu, 2. men kararının infazını müteakip 02.05.2014 tarihli kaymakamlık suç duyurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında katılanın 11.06.2014 tarihinde ifadesinin alındığı anlaşılmakla şikayetin süresinde yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.05.2021 tarihli ve 2019/8581 Esas, 2021/14973 Karar sayılı kararı ile "…Ceza Genel Krulu'nun 25.10.2008 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanunun 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, 'Yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, kanunun açık ve kesin olan bu hükmünün karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden ikiye bölünerek, aynı fiilden dolayı iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanunu'na aykırılık oluşturacaktır.
Kaymakamlıkça yaptırılan tespitte kadastro teknisyenlerince düzenlenen 14.11.2013 tarihli bilirkişi raporu ile mahkemenin yaptığı keşif sonucu düzenlenen 27.11.2014 ve 16.12.2014 tarihli fen ve inşaat bilirkişisi raporlarında yapılan tespitlere göre sanığın, katılana ait parsellere hafriyat dökmek ve yol açmak sureti ile hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediğinin sabit olduğu, 3091 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasında, "eylemin daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde" bu suçtan açılan davada anılan kanunun uygulanacağı cihetle, kaymakamlık tarafından verilen 2 nci men kararından sonra yapılan suç duyurusuna istinaden açılan kamu davasında 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulması hukuka aykırı bulunduğundan sanık müdafisinin temyiz isteği yerinde görülmekle, Tebliğnamedeki onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiisinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Amasra Asliye Ceza Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli kararının 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.10.2023 tarihinde karar verildi.