WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/11801 E.  ,  2023/9986 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1133 E. 2016/404 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.10.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın, dolandırıclık suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli, 2014/1133 Esas, 2016/404 Karar sayılı kararı ile sanığın, ek savunması alınmak sureti ile başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil olmamasına rağmen, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
2. İddianame anlatımı ve gerekçeli kararın bağlantılı olmadığına,
3. Kovuşturma aşamasının usule uygun olmadığına, sanığın savunma hakkının kısıtlandığına,
4. Sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5. Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
6. Sanık hakkında takdiri indirim ve lehe olan diğer hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın yetkilisi olduğu şirketten aranan katılana "Check-up anlaşması yaptığı, bunun için ödeme yapması gerektiği" söylenerek kart bilgilerinin alındığı ve akabinde bu bilgiler kullanılarak 299,00 TL'lik harcama yapıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılana ait İş Bankası 5406 *** *** 2082 numaralı kredi kartından, olay tarihinde ... Otel isimli iş yerinin pos cihazı üzerinden 299,00 TL'lik harcama yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve yazı cevapları dosyada mevcuttur.
3. ... Otel yetkilisi H.Ç soruşturma aşamasında alınan savcılık ifadesinde " Pos cihazını, sanığın yetkilisi olduğu ... Grup şirketine kiraladığını, olayla ilgisi olmadığını" beyan etmiş ve buna ilişkin yapmış oldukları üye iş yeri sözleşmesini de dosyaya sunmuştur.
4. Sanık ... savcılık ifadesinde "... oteline ait pos cihazının şirketi tarafından kullanıldığını ve katılan ile görüşen kişinin çalışanı olduğunu" beyan etmiştir.
5. Katılan duruşmada alınan beyanında "Zararının banka tarafından giderildiğini" belirtmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
1. Usule İlişkin,
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının, sanık hakkında düzenlemiş olduğu 14.10.2014 tarihli iddianamenin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 170 inci maddesinde belirtilen şartları taşıdığı, yüklenen suçu oluşturan olayın, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklandığı,
Hakkında çıkarılan yakalama kararı sonrası, 20.01.2016 tarihli celsede savunması alınan sanığa öncesinde 5271 sayılı Kanun'un 147 inci maddesi ve 191 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendindeki yasal hakları ve iddianame okunarak bilgi verildiği ve sanığın savunma yapmak için süre ve avukat talep etmediğini beyan etmesi üzerine, kanuna uygun olarak savunmasının alındığı,
Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli kararında ise; 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine uygun olarak iddia, savunma, katılan beyanları ile deliller belirtilmek suretiyle, atılı suçun işlendiğine dair ulaşılan kanaate yeterli gerekçe gösterilerek hüküm kurulduğunun ve hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen düzenlemeye göre, iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail hakkında olduğunun anlaşılması karşısında, yapılan yargılama ve kararda herhangi bir usule aykırılık görülmemiştir.
2. Sübuta ve Vasfa İlişkin,
Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde sanığın yetkilisi olduğu şirketten aranan katılana "Check-up anlaşması yaptığı, bunun için ödeme yapması gerektiği" söylenerek, İş Bankası 5406 *** *** 2082 numaralı kredi kartının bilgilerinin alındığı ve

akabinde kartından, ... Otel isimli iş yerinin pos cihazı üzerinden 299,00 TL'lik harcama yapıldığı, ... Otel'ine ait pos cihazının, sanığın yetkilisi olduğu şirket tarafından kullanıldığı sabittir.
Sanık her ne kadar savunmasında "Check-up sağlık poliçesi sattıklarını, harcamanın buna ait olduğunu" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiş ise de, çağrı merkezi veya danışmanlık şirketi adı altında kurulan bir çok şirketin, şahıslar ile "Hediye kontör veya para puan kazandınız ya da kredi kart aidatı, sigorta masraf aidatı iadesi yapılacağı" gibi farklı sebeplerle iletişime geçerek, kişilerin iradelerini fesada uğratmak suretiyle kredi kart bilgilerini ve telefonlarına gelen 3D güvenlik şifrelerini edindikleri, daha sonra bu bilgiler ve şifreyi kullanarak karttan mail order yöntemi ile rıza dışı harcama yaptıkları, işlemleri genelde şifre ile yaparak ve harcama sonrası şahıslara küçük teknolojik ürünler, ASİST kart veya bir kısım belgelerin yer aldığı kargolar göndererek, yapılan işlemi yasal bir hizmet paket satışı şeklinde gösterdikleri, oysa ki mağdurlardan bilgilerin ve şifrelerin ele geçiriliş biçimi hileye dayandığından gerçek anlamda verilen bir rızadan bahsedilemeyeceği, nitekim UYAP entegrasyon ekranından, sanık ve temyiz dışı sanığın benzer eylemleri nedeni ile açılmış derdest ve kesinleşmiş dava dosyaları incelendiğinde, sanığın yetkilisi olduğu şirketin de bu şekilde faaliyet sürdürdüğü, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu, yine aramanın sanığın şirketinde çalışan ve onun emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiği kuşkusuz olan bir personel tarafından gerçekleştirilmesinin de sanığın cezai sorumluluğu açısından önem arz etmediği anlaşılmakla, mahkemenin sübuta ve suçun vasfına ilişkin kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Uzlaşma Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin,
Sanığın üzerine atılı suçun, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve 02.12.2016 tarih ve Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamında olmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
4. Sanık Hakkında Lehe Hükümlerin Uygulanması Gerektiğine İlişkin,
Hükmolunan ceza miktarı itibariyle yasal şartları oluşmadığından, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi kurumlarından yararlandırılmamasına yönelik mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir,
B. Diğer Yönlerden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Beykoz 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 21.04.2016 tarihli, 2014/1133 E. 2016/404 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz talebinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.