8. Ceza Dairesi 2021/11390 E. , 2023/4045 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 1 yıl hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 8 ay hapis cezası ve 200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, aynı suç dolayısıyla hakkında birden fazla dava açıldığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın, mağdurların evinden çalınan, aralarında 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte tabanca da bulunan suç eşyalarını satın almak suretiyle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan hüküm yönünden;
Hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 165 inci maddesinde tanımı yapılan suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanunun 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden;
a. Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı karan ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
b. Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık hakkında, satın almış olduğu tabancayı dükkanında bulundurması ile ilgili İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 2016/395 Esas, 2018/1265 Karar sayılı 27.12.2019 tarihinde kesinleşmiş mahkumiyetinin bulunduğu anlaşılmakla; mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından, sanık hakkındaki söz konusu dava dosyasının ve varsa başka dava dosyalarının getirtilerek, aynı eyleme ilişkin ikinci bir kamu davası olarak açılıp açılmadığının belirlenmesi, aynı eyleme ilişkin ikinci bir kamu
davası olarak açıldığının tespiti halinde, iş bu incelemeye konu 08.04.2016 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrasında yer alan "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." hükmü de göz önüne alınarak reddi gerekeceği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.07.2016 tarihli ve 2016/374 Esas, 2016/611 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!