8. Ceza Dairesi 2021/10993 E. , 2023/4096 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, pek az sayıda mermi bulundurma veya taşıma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2015 tarihli iddianamesi ile;
a. Sanıklar ... ve ...'ın ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesi gereğince,
b. Sanık ...'ın pek az sayıda mermi bulundurma veya taşıma suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2016 tarihli kararı ile;
a. Sanıklar ... ve ...'ın atılı suçtan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince, 5 yıl hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
b. Sanık ...'ın pek az sayıda mermi bulundurma veya taşıma suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince, 1.000,00 TL ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, sanıklar ... ve ... yönünden eksik araştırma yapılıp, lehe hükümlerin uygulanmadığına, haksız olarak alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, suç vasfının hatalı değerlendirildiğine ilişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, başka bir olay sırasında sanık ...'ın, tehdit maksatlı olarak, zarf içinde ... isimli kişinin üzerine bıraktığı bir adet 7.65 mm çaplı fişek nedeniyle, sanıklar ... ve ...'ın müşterek işyerlerinde yapılan aramada, yazıhane kısmında hesap işlerinin yapıldığı bölümdeki masaya ait çekmeceden bir adet 9 mm çaplı seri numarası olmayan Baretta marka tabanca, bu tabancaya ait şarjör ile 8 adet fişek ele geçirilmesi, sanık ...'nin evinden 135 adet 9 mm çaplı fişek, bir adet Baretta marka 7.65 mm çaplı seri numarası olmayan tabanca, şarjör ve 7 fişek, 1 adet 9 mm çaplı Yavuz 16 marka tabanca, şarjör ve 15 adet fişek; sanık ...'nin ikametinden seri numarası olmayan Star marka 9 mm çaplı tabanca, şarjör ve 30 adet fişek ile 18 adet 7.65 mm çaplı fişek elde edilmesi nedeniyle 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ettikleri iddiasına ilişkindir.
2. 26.06.2014 tarihli kamera görüntüsü inceleme ve teşhis tutanağında, 25.06.2014 tarihli işyeri içi kamera görüntülerinin saat: 11:37'lik kısmında, sanık ...'ın, ... Paspal'ın masasından aldığı beyaz bir zarf içine bir adet tabanca fişeği koyup, masaya bırakarak işyerinden ayrıldığı bildirilmiş ve aynı tarihli delil tespit ve teslim tutanağı ile de suça konu zarf ile içerisindeki bir adet 9 mm çaplı fişeğin ...'ten teslim alındığı belirlenmiştir.
3. Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğünün 30.06.2014 tarihli raporuna göre, teslim edilen zarf üzerinden sanık ...'ın parmak izi elde edilmiştir.
4. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 16.01.2015 tarihli BLS-2015/703 sayılı raporunda, sanık ... tarafından bırakılan fişek kapsülünün sağlam (darbesiz) olduğu, görünümü itibariyle istimal vasfını koruduğu ve 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte olduğu, 26.11.2014 tarihli BLS-2014/13967 sayılı raporda, sanıklar ... ve ...'den ele geçirilen tabanca ve fişeklerin, 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak niteliği haiz olduğu belirtilmiştir.
5. Sanık ..., kardeşi ile ortak olan işyerindeki Baretta marka silahın babasından kaldığını, kardeşler olarak güvenlik amaçlı işyerinde bulundurduklarını, kardeşinin ikametinden elde edilen marka silahın da babasından kaldığını, evinden ele geçen Yavuz 16 marka silahın muhtarlık zamanından kaldığını, üzerlerine henüz almadıklarını ve teslim etmediklerini, evinden ele geçen Star marka silahı da hasımları nedeniyle bulundurduğunu beyan etmiştir.
6. Sanık ..., kardeşi ile ortak olan işyerindeki Baretta marka silahın babasından kaldığını, hasımları nedeniyle silahı işyerine getirdiğini, kardeşler olarak güvenlik amaçlı işyerinde bulundurduklarını, ikametinden elde edilen silahlar ve fişeklerin de babadan kalma olduğunu beyan etmiştir.
7. Sanık ..., ...'in işyerine fişek bırakıp bırakmadığını hatırlamadığını beyan etmiştir.
8. İl Emniyet Müdürlüğünün 09.10.2014 tarihli yazı cevabına göre, sanıklar ..., ... ve babaları ... adına kayıtlı silah bulunmadığı bildirilmiş ve 13.10.2014 tarihli tutanağa göre, ...'ın 23.02.2014 tarihinde vefat ettiği tespit edilmiştir.
9. Temyiz dışı sanık ..., ... ve ... kardeşlerin, kendisi gibi çalışanlarına silah temin ettiklerini, olay günü de aralarındaki husumet nedeniyle sanık ...'nin kendisini ...'in işyerine gönderdiğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
1. Dairemizce istikrarlı bir şekilde sürdürülen uygulamaya göre, 6136 sayılı Yasa'nın 13 üncü maddesi uygulamasında "4" adetten fazla tabancanın sayısal bakımdan vahim sayılacağı gözönüne alınarak, sanık ...'nin 6136 sayılı Yasa kapsamında niteliksiz 3 adet tabanca ve 166 fişek ve sanık ...'nin 6136 sayılı Yasa kapsamında niteliksiz 2 adet tabanca ve 58 adet fişek bulundurmaktan ibaret eyleminin, tabanca ve fişek sayısı itibariyle anılan Yasanın 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına uygun bulunduğu, ancak asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayini gerekeceği gözetilmeden, aynı maddenin ikinci fıkrası ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken, ele geçirilen tabanca ve fişek sayısına göre, hapis cezası alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesine rağmen, hapis cezası yanında hükmedilen adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırdan hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, isabetli görülmemiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
1. Hüküm tarihinden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12 nci madde ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi uyarınca sanığa yüklenen pek az sayıda mermileri bulundurma veya taşıma suçunun temas ettiği, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddenin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı anlaşıldığından, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmuştur.
2. Ön ödeme teklifine uyulmaması halinde de Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'una 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğundan, kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün (a) bendinde açıklanan nedenlerle Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2016 tarihli kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince toplam ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün (b) bendinde açıklanan nedenlerle, Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!