WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2021/10872 E.  ,  2024/1730 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/566 E., 2017/92 K.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tuzluca Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2012 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2012 tarihli kararı ile, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.

3. Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 22.07.2012 tarihli kararı ile, Tuzluca Cumhuriyet Savcılığınca yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
4. Iğdır Ağır Ceza Mahkemesinin 22.07.2012 tarihli kararın kanun yararına bozma yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 08.05.2014 tarihli ilamı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının yanı sıra, suçun sübutuna ve vasıf değişikliğine ilişkin de incelenmesi gerekeceği cihetle sanıklardan Aydın'ın tüm aşamalarda mağdure ile evlenebilmek için kaçırdıklarını beyan ettiği, mahkemesince de sanıkların savunmalarına üstünlük tanınarak hüküm kurulmuş olması karşısında sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri ve beşinci fıkrası kapsamında kaldığı, hükmolunması gereken ceza miktarı itibariyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak bulunmadığı gibi, sanıklardan Ayfer'in diğer sanıkları ve mağdureyi evinde kabul edeceğini olay öncesi vaat ederek sonrasında evinde saklamasından ibaret eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi kapsamında yardım etmek olarak değerlendirilmesi gerektiği nedeni ile bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma sonrası, Iğdır Ağır Ceza Mahkemenin 01.10.2014 tarihli kararı ile, itirazın kabulüne ve Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2012 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
6. Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2017 tarihli kararı ile,
a. Sanık ...'ın cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna yardım etmekten dolayı 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b. Diğer sanıkların cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın mağduru zorla alıkoyduğu hususunun ispat edilmediğine, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
2. Diğer sanıkların temyiz isteği, mahkumiyetlerine yeterli delil olmadığına, atılı suçu işlemediklerine, mağdurun kendi rızası ile sanıkla kaçtığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanıklar ..., ... ve ...'in sanık ...'in kullandığı araç ile okuldan çıkıp, arkadaşları tanık N. A. ve tanık İ. A. ile birlikte evine giden mağdurun yanına geldikleri, sanıklar ... ve ...'in mağduru kolundan tutarak ve ağzını kapatarak zorla ticari taksiye bindirip sanık ...'ın evine götürdükleri, mağdurun ailesinin şikayeti üzerine olay yerine gelen polisler tarafından yakalandıkları iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A.Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik
1.Sanık hakkında kurulan hükümde, olay öncesinde sanık ...'ın evlenmek amacı ile mağduru kaçırmak hususunda diğer sanıklarla anlaştığı, olay günü sanık ...'in kullandığı araç ile sanıklar ..., ... ve ...'in okuldan çıkıp arkadaşları tanık N. A. ve tanık İ. A. ile birlikte evine giden mağdurun yanına geldikleri, sanıklar ... ve ...'in mağduru kolundan tutarak ve ağzını kapatarak zorla ticari taksiye doğru götürmeye başladıkları, tanık İ.A.'nın sanıklara engel olmaya çalıştığı, sanıkların mağduru zorla ticari taksiye bindirerek sanık ... Eryılmaz'ın evine götürdükleri, sanık ... ve mağdurun eve girdikleri, diğer sanıkların gittikleri, sanıklar ... ve Ayfer Eryılmaz'ın mağdurun istememesine rağmen polisler gelene kadar mağduru zorla alıkoydukları anlaşıldığından sanığın unsurları oluşan atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve diğer sanıklar yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik
Diğer sanıkların zorla araca bindirip evine getirdikleri mağduru evinde alıkoyarak suça iştirak ettiği anlaşılmıştır. Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinde yer alan müşterek faillik olduğu kabul edilmeksizin aynı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yardım eden sıfatıyla cezalandırılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2017 tarihli, 2014/566 Esas ve 2017/92 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ve diğer sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafii ve diğer sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.