8. Ceza Dairesi 2021/10603 E. , 2023/10014 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/399 E. 2016/219 K.
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 02.02.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında, ek savunma hakkı verilmek suretiyle, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, hükmün gerekçesinin yetersiz olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, sanık ile katılan arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın yetkilisi olduğu çağrı merkezince katılanın arandığı, öncesinde sigorta işlemi yaptırdığı, sigorta işlemini yenilemek isteyip istemediğinin sorulduğu, katılanın olumsuz cevap vermesi üzerine işlemin iptali için kredi kartı bilgilerinin gerekli olduğunun söylendiği, buna inanan ve sigorta işleminin iptal edileceğini düşünen katılanın kredi kartı bilgilerini verdiği, daha sonra katılanın kredi kartından rızası hilafına 358,93 TL çekim yapıldığı, bu suretle sanığın başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Olay tarihinde sanığın yetkilisi olduğu çağrı merkezince katılanın arandığı, öncesinde sigorta işlemi yaptırdığı, sigorta işlemini yenilemek isteyip istemediğinin sorulduğu, katılanın olumsuz cevap vermesi üzerine işlemin iptali için kredi kartı bilgilerinin gerekli olduğunun söylendiği, buna inanan ve sigorta işleminin iptal edileceğini düşünen katılanın kredi kartı bilgilerini verdiği, daha sonra katılanın kredi kartından rızası hilafına 358,94 TL çekim yapıldığı, dosya içerisinde bulunan Garanti Bankası A.Ş’nin cevabi yazısından işlemin 3D secure şifresi ile yapıldığının belirtildiği anlaşılmakla; sanığın, suç tarihinde katılanın iradesini fesada uğratarak elde ettiği kredi kartı bilgilerini kullanarak rızası dışında para tahsilatı yapmak suretiyle atılı 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen başkasına ait banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçunu işlediği anlaşılmakla; sanık müdafinin, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık ile katılan arasındaki uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talepleri reddedilmiş ve mahkemenin sübuta ve suç vasfına ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir
2.Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki beyanları, sanığın tevilli ikrar yollu savunmaları, sanığa ait Denge Danışmanlık ve Sağlık Ürünleri ünvanlı firma tarafından gönderilen kargo içerisinde yer alan ve katılanın kredi kartından 358,94 TL tahsilat yapıldığına dair makbuz örneği ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin, sair temyiz talepleri yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli, 2015/399 Esas, 2016/219 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz taleplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!