8. Ceza Dairesi 2021/10321 E. , 2023/5773 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/240 E., 2016/482 K.
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, tehdit
SUÇ TARİHLERİ : 14.01.2015-26.01.2015
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.03.2015 ve 17.04.2015 tarihli iddianameleri ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve tehdit suçlarından kamu davası açılmıştır.
2-... 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 02.....2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 1 yıl hapis ve 500 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 9 ... hapis cezası ile mahkumiyetine, tehdit suçundan 1 yıl 6 ... hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; haksız tahrik altında suçların işlendiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine, beraat kararı yerine mahkumiyet kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İncelemeye konu olay; sanığın önceden aralarında ... ilişkisi bulunan mağdure ile ayrılmış oldukları, sanığın farklı zamanlarda mağdureyi telefon ile arayıp öldürmekle tehdit ettiği, olay günü yine mağdurenin bulunduğu kafeye giderek konuşmak istediğini söylediği ancak mağdurenin kabul etmemesi üzerine sanığın "kendimi de seni de öldüreceğim" dediği, mağdurenin durumu Emniyet birimine ihbarı sonucu olay yerine kolluk ekibinin geldiği, sanığın ruhsatsız silahını kafasına dayayıp "kız arkadaşım ... gelmezse intihar edeceğim, çevrede bulunanlara zarar vereceğim" dediği, Polis ekibi tarafından ikna edilmek üzere sanıkla konuşulduğu, ancak ikna olmakta direterek havaya 2 el ateş ettiği, sanıkla tekrar konuşulduğunda ikna olup ruhsatsız silahını Emniyet ekibine teslim ettiği, iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A-Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
1-Adli emanetin 2015/1179 sırasında kayıtlı suça konu tabanca ve ekinin 5237 sayılı TCK'nın 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Suç tarihinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “”...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “...seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen Seri Muhakeme Usulü'nün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
B-Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden
1.Tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde, sanığın kendisini tehdit etmesi nedeniyle mağdurenin durumu Emniyet birimine ihbarı sonucu olay yerine kolluk ekibinin geldiği, sanığın ruhsatsız silahını kafasına dayayıp "kız arkadaşım ... gelmezse intihar edeceğim, çevrede bulunanlara zarar vereceğim" dediği, Polis ekibi tarafından ikna edilmek üzere sanıkla konuşulduğu, ancak ikna olmakta direterek havaya 2 el ateş eden sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki silahla tehdit suçunu oluşturmakla, 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü
maddesinin birinci fıkrasında yer alan “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır” hükmü karşısında, sanığın silahla tehdit suçundan mahkumiyeti yerine, yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması,
2.Kabul ve uygulamaya göre de;
Suç tarihinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin birinci fıkrasında 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklikten öncesine ait olmakla;
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “”...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “...seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen Seri Muhakeme Usulü'nün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
C-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
1-02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dava dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188
sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı ... Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A-Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenlerle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 02.....2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B-Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle ... 13.Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 02.....2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C-Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünün C bendinde açıklanan nedenlerle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 02.....2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 05.07.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!