8. Ceza Dairesi 2021/10049 E. , 2024/2162 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/206 E., 2016/294 K.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2016 tarihli kararıyla, sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 3 yıl hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; eylemin teşebbüs aşamasında kaldığından hükmolunan cezada indirim yapılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...'ın 27.08.2014 tarihinde İstanbul'dan geldiği Çerkezköy İlçesine bulunan müşteki ...'ın yetkilisi olduğu A101 isimli marketten sahte olarak üretilmiş 200,00 TL değerindeki para ile alış veriş yaptığı; 03.09.2014 tarihinde Kırklareli ilinde bulunan müşteki ...'e ait çeyiz dükkanından sahte 200,00 TL ile alış veriş yaptığı; 15.09.2014 tarihinde yine Kırklareli ilinde temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile birlikte sahte para karşılığı alış veriş yapmak isterken kolluk tarafından yakalanmamak için kaçtıkları ve bir müddet sonra yakalandıklarında 9 adet her biri 100,00 TL değerindeki sahte paranın ele geçirildiği, aynı gün yapılan araştırmalarda temyiz dışı sanık ...'in Kırklareli otogarında bilet almak istediği anda yakalandığı, yürütülen soruşturma neticesinde; Kırklareli İlinde faaliyet gösteren müştekiler ..., ..., ..., , ... ve ...'ya ait iş yerlerinden sahte olarak üretilmiş her biri (5 adet) 100,00 TL değerindeki paralar karşılığında sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in alışveriş yaptıkları; 20.01.2015 tarihinde sanık ...'ın Çerkezköy İlçesine gelerek, müşteki ...'ya ait işyerinden sahte 200,00 TL değerindeki para ile alış veriş yaptığı; yine 28.01.2015 tarihinde Çerkezköy'de müşteki ...'nın yetkilisi olduğu A101 isimli marketten alış veriş yapmak istediği sırada paranın sahte olduğunun farkedildiği, 29.01.2015 tarihinde de müşteki Atiye Taşkın'ın kasiyer olarak çalıştığı A-101 isimli marketten sahte 200,00 TL değerindeki para ile alışveriş yaptığı ve akabinde yakalandığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamında yer alan,14.09.2014 tarihli CD Çözüm Tutanağı, 15.09.2014 tarihli teşhis tutanağı ile arama ve yakalama tutanakları, 16.09.2014 tarihli teşhis tutanağı, T.C. ...'ndan alınan 01.10.2014, 17.10.2014, 17.12.2014 ve 02.02.2015 tarihli raporlar, 29.01.2015 tarihli CD inceleme tutanağı, 29.01.2015 tarihli teşhis tutanağı, sanığın ikrara yönelik savunmaları ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay tarihlerinde müştekilere ait işyerlerinden sahte olarak üretilmiş paralar ile alışveriş yaparak üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmıştır. Ancak;
2. Parada sahtecilik suçu kesintisiz suçlardan olup iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin oluştuğu ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2016/8-1435 Esas, 2019/624 Karar, 22.10.2019 tarihli kararında belirtildiği üzere, yakalama, araç ve üst araması ya da ifade alınması gibi işlemlerin fiili kesintiyi oluşturduğu dikkate alındığında, sanığın hukuki kesinti ya da fiili kesinti gerçekleşene kadar olan eylemlerinin ayrı ayrı suçları oluşturmayacağı, suç ve iddianame tarihi göz önüne alınarak sanık hakkında tek fiili sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 inci maddeleri gözetilerek cezanın alt sınırı aşılmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi açısından; öncelikle söz konusu dosyanın ve sanık hakkında açılmış başkaca soruşturma veya dava dosyası olup olmadığı da araştırılarak getirtilip incelenmesi, mümkün olduğu takdirde davaların birleştirilmesi, mümkün olmadığında dosya içerisine alınıp bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulması, mükerrer açılmış dava varsa, 5237 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince kamu davasının reddine karar verilmesi, mükerrer dava olmayıp hukuki ve fiili kesintinin bulunması halinde ise cezanın alt sınırının aşılarak yapılan uygulama sonucu bulunacak sonuç ceza ile kesinleşen hükümdeki sonuç ceza arasındaki fark kadar ek cezaya hükmolunması gerekeceği cihetle;
3. Sanık hakkında, 26.01.2015 tarihinde işlediği parada sahtecilik suçu nedeniyle 15.04.2015 tarihli iddianame ile açılan ve Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/177 Esas, 2015/282 Karar sayılı dosyası üzerinden yürütülüp mahkumiyet hükmü ile sonuçlanıp kesinleşen başka bir yargılamasının daha bulunduğu bahse konu dosyadan kesinleşen cezanın mahsup edilmesi ile sanığın, 27.08.2014, 03.09.2014 ve 15.09.2014 tarihli eylemlerinden ötürü, 16.09.2014 tarihinde yakalamasının gerçekleştiği böylece fiili kesinti nedeniyle sanık hakkında iki ayrı mahkumiyet hükmünün kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınabilecek en ağır cezayı içeren ilamın İstanbul 47 Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/180 Esas, 2009/393 Karar sayılı kararı olduğu halde, daha hafif cezayı içeren ilamın tekerrüre esas alınması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!