WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2020/9363 E.  ,  2023/6645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/693 E., 2016/239 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Tebliğnamede katılan olarak belirtilen ...'nun ... ... olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçun sübutuna, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, şayet beraat verilmeyecekse lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, minibüs şoförü olan sanığın kullandığı minibüse yolcu olarak binen katılanlar ... ve ... ...'nun, küfürlü konuşmalar içeren video görüntüsünü izleyerek yüksek sesle kahkahalar atmaları üzerine minibüs içerisindeki diğer yolcular ile aralarında tartışma çıktığı, tüm yolcular dolmuştan indikten sonra sanığın katılanlara hakaret etmesi üzerine aralarında tartışma çıktığı, ardından sanığın öfkelenerek aracın kapılarını kilitleyip katılanların inmesine izin vermediği, katılanların 155 ihbar hattını aramaları üzerine kapıyı açtığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılanlar ... ve ... ... aşamalardaki anlatımlarında, küfürlü konuşmalar içeren video görüntüsü izlemeleri üzerine dolmuş içerisinde bulunan diğer yolcular ile aralarında tartışma çıktığını beyan etmişlerdir.
3. Sanığın ikrar içeren savunması mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1. Hükmedilmesi halinde şuç işlemekten çekineceğine ilişkin olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlar ve erteleme; 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Suçu aynı kasıtla ve tek eylemle birden çok mağdura yönelik işlemiş olduğu anlaşılan sanık hakkında, tek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm tesis edilip cezanın 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca arttırılması gerekirken yazılı şekilde her bir mağdura yönelik eyleminden dolayı ayrı ayrı mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka uygunluk görülmemiştir.
3. Katılanların, bindikleri minibüste küfürlü konuşmalar içeren video görüntüsünü izleyerek yüksek sesle kahkahalar atmaları üzerine minibüs içerisindeki diğer yolcular ile aralarında çıkan tartışma üzerine yolculardan birinin elindeki şişeyi katılanlara fırlattığının katılan ... ...'nin kovuşturma aşamasındaki beyanlarından anlaşılmakla, sanığın katılanlara yönelik hürriyetten alıkoyma eylemlerini katılanların bu derece rahatsız edici davranışlarda bulunmalarından kaynaklanan hiddetin etkisiyle gerçekleştirmesi karşısında hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2023 tarihinde karar verildi.