8. Ceza Dairesi 2020/8340 E. , 2023/6766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/111 E., 2016/64 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanıkların duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Taşova Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Taşova Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan her biri için ayrı ayrı olmak üzere 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar ... ve ...'ın temyiz istekleri, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, suçsuz olduklarına, fazla ceza tayininde bulunulduğuna, doktor raporlarının hatalı olduğuna, mahkemece olayın yanlış nitelendirildiğine ve lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu birden fazla kişiyle ve çocuğa karşı işlemek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen birden fazla nitelikli hali ihlal ettikleri, bu nedenle sanıklar hakkında temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...'ın olay öncesinde aralarında duygusal arkadaşlık ilişkisi bulunan ancak olay tarihi itibariyle bu ilişki biten katılan ...'yi olay tarihinde yaya olarak yürürken gördüğü, bunun üzerine seyir halinde bulunduğu aracı katılanın yakınında durdurup, katılanın yanına gittiği, katılana tokat atıp kolundan tutmak suretiyle sürüklemeye başladığı, bu esnada diğer sanık ...'nın da sanık ...'e yardım etmek üzere katılanın kolundan tuttuğu, katılanın ise direnip polisi arayacağını söylemesi üzerine sanıkların katılanı bırakıp olay yerinden ayrıldıkları, bu şekilde sanıkların katılanın hürriyetini kısıtlamaya teşebbüs ederek atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanları, bu beyanlar ile uyumlu doktor raporları, sanıkların aşamalardaki savunmaları, tanık F.Ö'nün aşamalardaki beyanları ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanıklar ... ve ...'ın cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, suçsuz olduklarına, fazla ceza tayininde bulunulduğuna, doktor raporlarının hatalı olduğuna, mahkemece olayın yanlış nitelendirildiğine ve lehe hükümlerin uygulanmamasına yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak;
Sanıkların eylemlerini, olay tarihinde 18 yaşından küçük katılana karşı gerçekleştirmelerine rağmen, haklarında aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendinin uygulanmaması; buna göre de, sanıkların üzerlerine atılı suçu çocuğa karşı ve birden fazla kişi ile birlikte işlemeleri karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Taşova Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2015/111 Esas, 2016/64 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!