8. Ceza Dairesi 2020/8308 E. , 2023/4169 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tire Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eksik araştırma ile karar verildiğine, mağdurun rızası olduğuna, adli sicil kaydı bulunmadığına, seçenek tedbirlerin uygulanabileceğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceğine, beraat hükmü kurulabileceğine, verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, tanık beyanlarının gerçek dışı olduğuna, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ile mağdurun internet ortamında tanışarak gönül ilişkisi yaşamaya başladıkları, mağdurun bir başkasıyla evli olması nedeniyle bu ilişkiyi yürütemeyeceğini, ayrılmak istediğini söylediği, sanığın ayrılmayı kabul etmeyerek mağdurun evinin önüne gelip mağduru kolundan çekerek evden dışarı çıkardığı ve arabaya bindirip uzaklaşarak hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ile mağdurun arasında gönül ilişkisi olup olay günü sanığın mağdurun evine geldiği ve mağduru kaçma konusunda ikna ederek araca bindirdiği ve rızası dahilinde Didim'e götürdüğü olayda mağdurun rızasıyla sanıkla gittiği ve rızasıyla sanığın yanında kaldığı anlaşılmakla mağdurun kaçtığını öğrenen ve resmi nikahlı eşi olan ...' ın şikayeti üzerine kayıp şahıs olarak mağdurun aranmasına başlandığı ve mağdurun kollukta alınan ifadesinde, rızası bulunduğunu, sanıkla rızasıyla kaldığını ifade etmesi karşısında atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilerek sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2016 tarihli ve 2016/301 Esas, 2016/360 Karar sayılı kararında sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ilişkin bozma kararına katılmıyoruz, şöyle ki;
Suç tarihinde sanık ... Nihat'ın evli ve iki çocuklu olduğu, yine mağdur ... 'in de evli iki çocuklu olduğu internet ortamında tanışıp arkadaş oldukları, arkadaşlıkları duygusal boyuta ulaşmış olsa da mağdur ...'in sanıkla birlikte gitmek istememesine rağmen kolundan çekip sürüklemek ve kucağında taşımak suretiyle zorla götürüldüğü sanığın üzerine atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğu, mahkemenin kabul ve uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığından kararın onanması gerektiği görüşündeyiz.
Suç tarihi ve öncesinde sanığın sürekli müştekinin evinin önünden geçerek korna çalmak suretiyle müştekileri rahatsız ettiği, olay günü yine bu sokaktaki eylemleri ile evin önünde durduğu, mağdur ...'in gitmesi yönünde işaret etmesi üzerine evin önünden ayrıldığı, ancak 15 dakika sonra tekrar gelerek zile bastığı, tanık ...'nın kapıyı açması üzerine zorlayarak kapıyı ittirdiği, orada bulunan mağdur ...'i sağ kolundan tutarak çektiği, mağdurun gitmek istemediğini açıkça söylemesine rağmen çekmeye devam ettiği, tanık ...'nın engel olması üzerine sanığın "ben kimseye zarar vermek istemiyorum" diyerek tehditte bulunduğu ve mağduru bu sefer belinden kavrayarak zorla merdivenlerden indirerek arabasına bindirdiği ve Aydın Didim ilçesine götürdüğü, polis tarafından arandıklarını öğrenince burada polis merkezine giderek ilk ifadelerini verdikleri, mağdur ...'in aşamalarda çok değişmeyen anlatımı, tanığın beyanları, sanığın kısmi kabulü ile mağdurun sanık tarafından çekiştirildiği ve zorlandığı sağ kolundaki yaralamaya ilişkin doktor raporundan anlaşılmıştır.
Mağdur ...'in sanıktan şikayetçi olmamasına karşın zorla götürüldüğüne ilişkin beyanı ile tanık ...'nın beyanı olayın oluş şekline tamamen uymaktadır.
Mağdurun sanıkla olan gönül ilişkisi bu şekilde kaçırılarak adının kirletilmesi ve tekrar kendi evine dönmesindeki zorlukları düşünerek şikayetçi olmaması baştan itibaren gönüllü olarak sanıkla gittiğine karine oluşturamaz. Mağdur ciddi bir direniş göstermese bile sanıkla gitmek istemediğini açıkça ifade etmiş, onunla birlikte yürümemesi nedeniyle kolundan zorla çekilmiş ve kolunda doktor raporu ile tespit edilen ekimozlar oluşmuştur.
Sanığın kısmi ikrarı, mağdur ...'in bütün aşamalarda sanıkla başlangıçta gitmek istemediğine kolundan tutularak zorla çekildiğine ilişkin beyanları ve tanık ...'nın beyanları ile bunları doğrulayan doktor raporunu dikkate alarak suçun sübutunun kabulü ve mahkûmiyet hükmü kurulması dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğundan karar onanmalıdır. 06.06.2023
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!