8. Ceza Dairesi 2020/8278 E. , 2023/7120 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/227 E., 2016/94 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, bozma
Sanık hakkında kasten yaralama suçu dışında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kepsut Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Kepsut Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, katılan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle, kasten yaralama suçundan, doğrudan verilmek suretiyle, 2.000,00 TL ve 3.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, adli para cezalarının taksitler halinde ödenmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafinin temyiz isteği, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğine, kasten yaralama suçu bakımından haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, katılan ...'nın olay günü gece saat 00.50 sularında büfeye gitmek üzere dışarı çıktığı, sanık ...'ın aracıyla seyir halindeyken katılan ...'yı görüp onu takip etmeye başladığı, bir süre sonra aracından inip onun kolundan tutarak aracına bindirmeye çalıştığı ancak katılanın direnip bağırması üzerine vazgeçtiği, katılanın evine gitmek için yoluna devam ettiği, kısa bir süre sonra sanığın tekrar gelip katılan ...'yı kucaklayıp arabasına bindirerek aracını hareket ettirdiği, katılan ...'nın ailesini araması üzerine, anne ve babası olan katılanlar Nermin ve Mustafa'nın kızlarının tarif ettiği yere gittikleri, sanığın aracını seyir halindeyken gördükleri, sanığın aracını durdurmadığı, bir süre sonra ise durdurup katılan ...'yı aracından indirdiği, bu sırada katılanlar Nermin ve Mustafa'nın yanlarına geldiği, katılan ... ile sanık ...'ın, katılan ...'nın kaçırılması nedeniyle tartıştıkları, sanık ...'ın katılan ...'yı darp ettiği, sanığın olay yerinden ayrıldığı, aynı gün saat 16.00 sularında, katılan ... kahvehanede otururken sanık ...'ın, ağabeyi temyiz dışı sanık ... ile gelip katılan ...'yı darp ettikleri, bu suretle sanık ...'ın katılan ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, katılan ...'ya yönelik iki kez kasten yaralama suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Sanık ... müdafinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik eylemi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve katılan ...'e yönelik eylemleri nedeniyle iki kez kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede:
1. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükümler yönünden:
Sanık hakkında hükmolunan cezaların türü ve miktarı dikkate alındığında, hükümlerin kesin nitelikte olduğu, temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafinin temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden:
Mahkemenin kabul, uygulama ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, olay günü saat 00:50 sıralarında tek başına markete gitmek için dışarı çıkan katılan ...'yı gören sanığın, katılanı takip edip zorla arabasına bindirmeye çalışıp, katılanın direnmesi üzerine, başarılı olamadığı ancak kısa bir süre sonra tekrar katılanın yanına gelip zorla aracının arka bölümü kapalı kısmına katılanı bindirdiği anlaşılan anlaşılmakla, sanığın kastının yoğunluğu ve suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci fıkraları uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1/6 indirim uygulanırken hesap hatası yapılarak "6 yıl 3 ay" yerine "5 yıl 15 ay" olarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükümden sonra 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Katılanların aşamalardaki kendi içinde ve birbiri ile uyumlu beyanları, sanık savunmaları, tanık beyanları, katılan ...'nın beyanları ile uyumlu doktor raporları, 23.05.2015 tarihli, katılan ...'nın alıkonulması olayına ilişkin güvenlik kamera kayıtlarının çözümüne ilişkin CD Çözüm Tutanağı ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık ... müdafinin, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlemediğine, yönelik temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
1. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan netice cezaların türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin kasten yaralama suçu bakımından temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle Kepsut Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.02.2016 tarihli ve 2015/227 Esas, 2016/94 Karar sayılı sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebebi ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!