8. Ceza Dairesi 2020/8275 E. , 2023/6777 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/193 E., 2016/77 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz isteği, somut bir nedene dayanmamaktadır.
2. Katılan ... vekilinin temyiz isteği, sanığın eylemini cinsel amaçla gerçekleştirdiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, sanıktan zorunlu vekil ücretinin yargılama giderleri kapsamında tahsil edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, olay tarihinde katılan ...'ın eşi ..., kızı ... ve eski iş arkadaşı ... ile gece vakti Ürgüp ilçesinde bara gittiği, sanığın da bu barda kız arkadaşı tanık N.Ç. ile bulunduğu, her iki tarafın masalarının yakın olduğu ve sanığın katılanların masasına içki ve meze göndermesi üzerine tanıştıkları, bardan kalkacakları sırada sanığın katılanlara birlikte çıkmayı teklif ettiği, kendisinin de Nevşehir iline gideceğini söyleyip birlikte bağ evine gitmeyi teklif ettiği, katılanların sanığın teklifini kabul ettikleri, katılan ...'ın, sanığın arabasına bindiği, diğer katılanların da ...'nın sevk ve idaresindeki araçla sanığın aracını takip ettikleri, bu şekilde sanığın bağ evine gittikleri, arabadan indiklerinde sanığın sopa ile katılanlar ... ve ...'yı darp ettiği, sonrasında diğer katılan ...'i de darp ettiği, katılanları, mandırada bulundurduğu av tüfeğiyle tehdit ederek zorla tuttuğu, katılanların bir fırsatını bulup arabalarına bindikleri ancak sanığın gelip arabanın üstüne benzin döktüğü, arabanın çıkış yerinin kapalı olması nedeniyle katılanların arabayı hareket ettiremediği, sanığın arabayı yakmak için ateş bulmak üzere yanlarından ayrılmasını fırsat bilen katılanlar ..., ... ve ...'ın sanığın elinden kurtulup yaya olarak olay yerinden uzaklaşıp karakola ihbarda bulundukları, sanığın mağdur ...'yı da bir süre sonra serbest bıraktığı, bu suretle sanığın katılanlara karşı atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Tebliğnamedeki eksik gerekçeyle hüküm kurulduğuna yönelik bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Katılan mağdur ... vekilinin, sadece sanığın katılan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle sanık aleyhine olacak şekilde temyiz talebinde bulunabileceği, diğer katılanlar yönünden sanık hakkında aleyhe temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanların aşamalardaki birbiri ile uyumlu beyanları, sanığın aşamalardaki tevilli ikrara dönük savunmaları, doktor raporları, tanık beyanları ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, anlaşıldığından, sanığın somut bir nedene dayanmayan temyiz talebi ve mağdur vekilinin sair temyiz talepleri reddedilmiş, ancak;
1. a. Tüm dava dosyası kapsamına göre, Olay ve Olgular bölümünde belirtildiği şekilde gerçekleştiği anlaşılan olayda, sanığın her bir katılanın hürriyetini cebir ve tehdit kullanmak suretiyle ve silahla ayrı ayrı kısıtladığı gözetildiğinde, zincirleme suç hükümlerinin uygulama şartlarının oluşmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, sanık hakkında kurulan hüküm yönünden sadece katılan ...'ya yönelik eylemi nedeniyle aleyhe temyiz başvurusunda bulunulması sebebiyle, sanık hakkında hüküm kurulurken, öncelikle, olay tarihinde 18 yaşından küçük katılan ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri uyarınca, eylem çocuğa karşı ve silahla gerçekleştirildiği için temel hapis cezası belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilerek, mahkûmiyet hükmü kurulmalıdır.
b. Yukarıda belirtilen bozma nedeni yerine getirildikten sonra, sanığın diğer katılanlara yönelik eylemleri nedeniyle, sadece katılanlar ..., ... ve ... bakımından ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının saklı kalması gerektiği dikkate alınarak, sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ya yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca üç ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmalıdır. Açıklanan şekilde, sanık hakkında her üç katılana yönelik eylemleri nedeniyle üç ayrı suçtan hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık hakkında en ağır cezayı içeren mahkûmiyetin tekerrüre esas alınması gerekmesine karşın, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının belirtilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1.Sanık hakkında katılan ...'a yönelik eylemi nedeniyle kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünün birinci bendinin (a) fıkrası ve ikinci bendinde açıklanan nedenlerle Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/193 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
2.Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünün birinci bendinin (b) fıkrası ve ikinci bendinde açıklanan nedenlerle Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/193 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, sanığın katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik eylemleri nedeniyle ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!