8. Ceza Dairesi 2020/8270 E. , 2023/4033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Evi terk eden çocuğu, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutmak
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.09.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararı ile sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, şikayet hakkının yaşı küçük çocuğun yasal temsilcine ait olduğu, yaşı küçük çocuğun babası ...'in sanıktan şikayetçi olduğunu beyan ettiği, bu nedenle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın suç tarihinde on beş yaşından büyük mağdureyi velisinin haberi olmadan yanında tuttuğu iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
1. Tüm dava dosyası içeriği, 31.07.2015 tarihli yakalama tutanağı, yaşı küçük çocuk N. N'un beyanı, sanığın kısmen ikrar içeren savunmasına göre, suç tarihinde on beş yaşından büyük olan N.N.Z'nin sanık ile evlenmek amacıyla evi terk ettiği, sanığın cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın yaşı küçük çocuk N. N.'u evinden alarak, Düzce ili, ... ilçesinde bulunan teyzesine ait eve götürdüğü, katılan ...'in kızının kayıp olduğu hususunda ihbarda bulunduğu ve kolluk tarafından yapılan araştırma neticesinde, yaşı küçük çocuk N'nın ... ilçesi, ... Köyünde bulunarak kendi isteği üzerine yurda teslim edildiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun mağduru velayet hakkına sahip anne veya babadır.
Sanığın evi terk eden yaşı küçük çocuk N.N'u ailesine haber vermeksizin yanında alıkoyduğu ve suçun mağduru olan velayet hakkına sahip baba ...'in sanıktan şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında, unsurları itibariyle sübut bulan suçtan sanığın cezalandırılması yerine, mağdurun 15 yaşını tamamladığı ve şahsa sıkı sıkıya bağlı hakları tek başına kullanabildiği, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli, inandırıcı ve yansız delil elde edilemediği gerekçesi ile sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. (1) nolu bozma nedenine göre,
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddenin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunduğundan hükmün bozulması gerekmektedir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Düzce 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.02.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 01.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!