WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2020/8264 E.  ,  2023/3733 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmün temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22.06.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2.Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; olayın tek tanığı olan mağdurun duruşmada hazır edilip dinlenmeden, tarafların kardeşi ...'ın ifadesine başvurulmadan ve mağdurun beyanının neden kabul edilmediği hususunun gerekçelendirilmeden beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ile mağdurun kardeş oldukları, olay günü sanığın mağdura ''yürü gidiyoruz'' diyerek zorla bisiklete bindirdiği ve ...'de adresi tespit edilemeyen bir eve götürerek burada zorla alıkoyduğu, mağdurun sabah saatinde sanığın uyumasını fırsat bilerek kaçtığı iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1.Müşteki ...; abisi olan sanığın olay günü ''yürü gidiyoruz'' diyerek kendisini bisiklete bindirdiğini, evde babası olup olmadığını sorduğunu, babasının evde olmadığını öğrenince bisikletle önce evlerine götürdüğünü, sanığın eve gidip elbiselerini alıp geldiğini, bu sırada kendisinin dışarda beklediğini, kardeşi H.K'nin kapıya çıktığını, sanığın H.K'ye ''babam İsa'yı sorarsa kursa gitti de '' dediğini ve kendisini yeniden bisiklete bindirip hızla adresini bilmediği bir eve götürdüğünü, sabah erken saatlerde herkes uyurken evden kaçtığını ve babasının işyerine geldiğini, babası ile birlikte şikayetçi olmaya polise gittiklerini beyanla abisi olan sanıktan şikayetçi olmuştur.
Sanık savunmasında, kardeşine gezme teklifinde bulunduğunu, kardeşinin ise kabul ettiğini ve rızası ile adresini söylemeyeceği bir eve götürdüğünü, burada bir gece kaldıklarını, sabah olunca mağdurun eve gittiğini beyanla atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
Mahkemece yaşı küçük mağdura barodan vekil tayin edildiği, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmeyen mağdurun ise 5271 sayılı Kanun'un 236 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince tanık sıfatıyla tekrar dinlenmesine gerek olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece soyut iddia dışında atılı suçun sanık tarafından işlendiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, mağdurun usulüne uygun şekilde duruşmaya davet edilip dinlenmesi ayrıca mağdurun beyanlarında geçen tanık ile mağdurun kardeşi H.K. ve babaları H.K.' nin duruşmaya davet edilip beyanlarının alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ve araştırma ile beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabul ve uygulamaya göre ise,
Sanık hakkında beraat hükmü kurulurken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 13.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.