8. Ceza Dairesi 2020/7495 E. , 2023/4056 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tirebolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında birden fazla kişi ile birlikte, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna azmettirme ve sair kötülük yapacağından bahisle tehdit suçundan ayrı ayrı mahkûmiyet kararı verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığa yüklenen suçların yasal unsurlarının oluşmadığı ve eylemin borç ihtilafına dayalı sözlü tartışmadan ibaret kaldığı gözetilmeden sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suçları işlemediğine, suç kastı bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma gerekçesinin yeterli şekilde açıklanmadığına, etkin pişmanlık ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, gerekçeli kararda sanıkların savunma ve beyanlarına yeterince yer verilmediğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, katılanın ... Engelliler Derneği adına çalıştığı ve olay günü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar H.T. ve H.Y. ile birlikte Trabzon iline satış yapmaya gittikleri, katılanın kitap satışı sonunda kazandığı parayı önceden dernekten alacaklı olduğunu beyan ederek sanık H.T.'ye teslim etmediği, bunun üzerine sanık H.T.'nin kendilerinden sorumlu olan sanık ...'ı arayarak bilgi verdiği, sanık ...'ın telefonda katılanı Tirebolu'da indirmeyip Giresun'a getirmelerini söylediği, bunun üzerine sanıklar H.T. ve H.Y.'nin katılanın araçtan inmesine izin vermedikleri, katılanın polisi araması üzerine ise Tirebolu tüneli çıkışında araçtan indirdikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname görüşü ve sanığın atılı suçları işlemediğine, suç kastı bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma gerekçesinin yeterli şekilde açıklanmadığına gerekçeli kararda sanıkların savunma ve beyanlarına yeterince yer verilmediğine yönelik temyiz itirazları yönünden;
Katılan ... Karahan, olay günü hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar H.T. ve H.Y. ile birlikte Trabzon iline satış yapmaya gittiklerini, Trabzon ilinden dönerken sanık H.T.'nin kazandığı parayı istediğini, ancak dernekten daha önceden 800,00 TL alacağı olması nedeniyle parayı vermediğini, bunun üzerine sanık ...'ı telefon ile aradıklarını, sanığın kendisini kastederek ''Tirebolu'da indirmeyin, Giresun'a getirin ''dediğini, bunun üzerine Tirebolu'da inmek istemesine rağmen sanıkların indirmediklerini, sanık H.T.'nin ''durma devam et'' dediğini, araç sürücüsü sanık H.Y.'nin ''ben patron ne derse, onu yaparım''dediğini, polise haber verdiğini anladıklarında ise tünel çıkışında kendisini araçtan indirdiklerini beyanla sanıklardan şikayetçi olmuştur.
Dava dosyası içerisinde bulunan 11.12.2014 tarihli ihbar tutanağında, bayan bir şahsın 155'i arayarak plakasını bilmediği, çalıştığı vakfa ait araç ile kendisini zorla Giresun iline götürdüklerini, polisler ile yapılan görüşme sırasında tünel çıkışında kendisini araçtan indirdikleri hususunu söylediği tutanak altına alınmıştır.
Sanık ... savunmasında, katılanın dernekten 800,00 TL alacağı olduğunu, ancak parça parça ödeneceği hususunda anlaştıklarını, katılanın buna rağmen bütün paraya el koyduğunu, bu hususun telefon ile kendisine bildirilmesi üzerine, ''araçtan indirmeyin, Giresun'a getirin ''şeklinde söylediğini, ayrıca katılanın araçtan indiğini öğrenmesinden sonra telefon ile arayarak ''biz seninle ne konuştuk, seni hırsızlık yaptı diye şikayet edip okuldan attıracağım'' şeklinde sözler söylediğini kabul etmiştir.
Tüm dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları, ihbar tutanağı içeriği ve sanığın ikrar içeren savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar H.T. ve H.Y.'ye Tirebolu ilçesinde araçtan inmek isteyen katılanın araçtan inmesini engellemek için ''araçtan indirmeyin, Giresun'a getirin'' dediği, bunun üzerine hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıkların katılanı Tirebolu ilçesinde indirmedikleri, Giresun iline götürmek üzere Tirebolu ilçesinden çıkmak üzereyken katılanın polislere haber verdiği, polisin aranması sonrasında ise sanıkların katılanı araçtan indirdikleri, katılanın araçtan inmesinden sonra sanığın katılanı arayarak onu hırsızlık yaptığından bahisle şikayet edip okuldan attıracağı hususunda tehdit ettiği anlaşılmakla, sanık ...'ın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme ve tehdit suçlarının yasal unsurlarının oluştuğu, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen H.T. ve H.Y.'nin suça azmettirilmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca gerekçeli kararda sanık savunmalarına yer verildiği anlaşıldığından, Tebliğnamedeki suçun yasal unsurlarının oluşmadığı yönündeki görüşe iştirak edilmemiş ve sanığın atılı suçları işlemediğine, suç kastı bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanma gerekçesinin yeterli şekilde açıklanmadığına, gerekçeli kararda sanıkların savunma ve beyanlarına yeterince yer verilmediğine ilişkin temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığın etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazı yönünden;
Dava dosyası içerisinde bulunan ihbar tutanağına göre, katılanın 155'i arayarak zorla Giresun iline götürüldüğü hususunu ihbar etmesinden sonra, serbest bırakıldığının anlaşılması karşısında, katılanın soruşturma başladıktan sonra serbest bırakılması nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığından, sanığın etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine dair temyiz itirazı yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanması gerektiğine yönelik temyiz itirazı yönünden;
Sanığın adli sicil kaydının incelenmesinde, herhangi bir adli sicil kaydı bulunmadığı, silinme koşulları oluşan ilamların ise adli sicil kaydından silinerek arşiv kaydına alındığı, bu ilamların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi yönünden yasal engel oluşturmadığı anlaşılmıştır.
Gerekçeli kararda sanığın adli sicil kaydında yer alan 16.03.2007 infaz tarihli, kasten yaralama suçundan verilen Giresun 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/336 Esas, 2006/449 Karar sayılı ilamının hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine yasal engel oluşturduğu belirtilmiş ve hüküm fıkrasında ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün sanığın geçmişi dikkate alınarak kanunen ve takdiren uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yasal ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Tirebolu Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, bozma gerekçesi yönünden Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!