WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2020/7411 E.  ,  2023/4023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1-İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.07.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2-İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi; suçun sübutuna, suç işleme kastı bulunmadığına, haksız ve mesnetsiz karar verildiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İncelemeye konu olay; sanık ve katılan ...'ın evlilik dışı doğan ortak çocukları olan 1 yaş 9 ay 14 günlük ...'nun velayet hakkının annesi ...'ya ait olduğu, katılan ...'nın sanıkla yaşadığı tartışma sonucunda, sanıkla birlikte yaşadıkları Yalova'daki evini terk ederek, İzmir'deki kendi anne-babasının evine gittiği, sanığın da olay günü oğlu ...'ı görmek için katılan ...'nın anne-babasının evine ziyarete gittiği, ...'nın kızı olan tanık K.Ş'in anneannesi ile tartışması sırasında yaşanan kargaşadan faydalanan sanığın, oğlu ...'ı kucaklayıp dışarı çıkartarak aracıyla Yalova'daki evine getirdiği, iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın olay günü oğlu ...'ı görmek için katılan ...'nın anne-babasının evine ziyaret amacıyla, onların rızası ile gittiği anlaşılmakla; Tebliğname'de bu hususta 1.paragraftaki görüşüne iştirak edilmemiştir.
2.a-Dosyada mevcut nüfus kaydına göre 12.09.2012 doğumlu olup olay tarihinde 12 yaşından küçük olan mağdur ...'nun, velayet yetkisi olmayan babası olan sanık tarafından, olay anında cebir veya tehdit kullanılmaksızın, katılan anne ... ile birlikte kaldığı evde yaşanan tartışmadan faydalanarak mağduru kucaklayıp kendi evine götürüp alıkoyması şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu altsoyuna karşı gerçekleştirdiği gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının e bendinin uygulanmaması,
2-Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 inci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.