WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2020/5965 E.  ,  2023/3740 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çavdır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.07.2010 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Çavdır Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2010 tarihli kararı yetkisizlik kararı verilerek dava dosyası Antalya Aliye Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
3. Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karar katılan vekili tarafından yapılan itirazın reddi ile 02.05.2012 tarihinde kesinleşmiştir.

4. Sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince uygulanan 5 yıllık denetim süresi içerisinde, kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Gölhisar Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2015 tarihli ve 2014/290 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kurulan hüküm açıklanarak, 10 ay hapis cezası adli para cezasına çevrilmek suretiyle 6.000,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynen açıklanması, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (f) fıkraları yerine, (b) ve (f) fıkralarının uygulanması, sanık hakkında temel hapis cezasının, birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi ve sanığın eyleminde cinsel amaç bulunmadığı gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ... müdafinin temyiz isteği, sanığın suçu işlemediğine, katılanın beyanları dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna, olayda silah kullanılmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulandığına, sanık cinsel amaçla hareket etmemesine rağmen aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hapis cezasından artırım yapıldığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, kayden 13.02.1996 doğumlu ve olay tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olması nedeniyle atılı suç bakımından rızasına hukuken itibar edilemeyen katılan ...'in sanık ... ile anlaşarak kendi isteği ve evlenmek amacı ile, ailesiyle ikamet ettiği Burdur ili Çavdır ilçesinden Antalya iline temyiz dışı sanık ...'in kullandığı araçla gittiği, bir süre orada üçüncü bir kişinin evinde kaldıktan sonra anne ve babasının kolluğa ihbarı sonrası sanığın katılanı ailesine teslim ettiği, bu suretle sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Katılan ...'in aşamalardaki beyanları, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'in aşamalardaki beyanları ve tüm dosya kapsamına göre suç tarihi itibariyle 15 yaşından küçük olan katılan ...'in itibar edilmeyen rızası ile sanık ...'nin kendisini ikna etmesi sonrasında, evlenmek amacı ile ailesinin bilgisi dışında evi terk edip, sanık ... de yanında olduğu halde temyiz dışı sanık ...'nın kullanığı araçla Antalya iline geldiği, burada bir evde ayrı odalarda kaldıkları, katılanın evden ayrıldığını öğrenen ailesinin kolluğa ihbarda bulunduğu, bunu öğrenen sanık ...'nin katılan mağduru ailesine teslim ettiği anlaşılan somut olayda;
A. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi on birinci fıkrasına göre denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında açıklanması geri bırakılan kararın aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının a bendi uyarınca hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi,
B. Olay tarihinde 15 yaşından küçük katılanın birden fazla kişi ile hürriyetinin tahdit edildiği, olayda silah kullanıldığına dair iddia ve dava dosyası kapsamında delil bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında belirlenen temel hapis cezası üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri uyarınca artırım yapılması yerine yazılı şekilde aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentleri uyarınca artırım yapılması,
C. Sanığın üzerine atılı suçu çocuğa karşı ve birden fazla kişi ile birlikte işlemesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
D. Sanığın, katılan ...'i, soruşturma başladıktan sonra serbest bıraktığının anlaşılması karşısında, şartları oluşmadığı halde 5237 Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
E. Dava dosyası kapsamına göre, sanığın atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlerken cinsel amaçla hareket ettiğine dair dış dünyaya yansımış sözlü veya fiili herhangi bir hareketinin bulunmadığı anlaşılmasına karşın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün birinci bendinde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2016 tarihli ve 2015/602 Esas, 2016/383 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanık ... müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.