8. Ceza Dairesi 2020/18645 E. , 2023/6329 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/23 E., 2015/154 K.
SUÇLAR : Parada sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılacak tebligatın geçerlilik koşulları Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 31 inci maddesinde gösterilmiş olup, anılan maddeye göre; muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri bildirilen adreste bulunamazsa, muhatabın adres kayıt sistemindeki (MERNİS) yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek tebliğ olunacak evrakın o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis üyesinden birine veya kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim edilmesi, tebliğ memurunun 2 nolu haber kağıdını kapıya yapıştırıp buna dair bilgi verilen komşu, yönetici veya kapıcının isminin belirtilmesi ve imzasının alınması, imzadan imtina var ise bu durumun da belirtilmesi gerektiği; sanıklar ... ve ...'in yokluklarında verilen hükmün bildirdikleri adreslere tebliğ yapılamaması nedeniyle 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebligatta 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığına dair bilgi verilen komşu, yönetici veya kapıcının isminin belirtilmediği, imzasının alınmadığı, imzadan imtina var ise bu durumun da belirtilmediği ve tebligatların usulsüz olduğu cihetle; öğrenme üzerine adı geçen sanıkların yaptıkları temyizin süresinde olduğunun kabulü gerektiği, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'nın temyiz isteği;
Herhangi bir nedene dayanmamıştır.
B. Sanık ... müdafii ve sanık ...'nın temyiz isteği;
1. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, mahkemede yüzleştirme yapılmadığından savunma haklarının kısıtlandığına,
2. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3. Paraların sahteliğine ilişkin Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmadığına,
4. Haksız yere alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna,
5. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin değerlendirme yapılmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların iştirak halinde sahte para tedavüle koydukları iddiasına ilişkindir.
2. a) Sanıkların birlikte bulundukları araç ile mağdurun sahibi olduğu G. Petrol isimli işyerine giderek 50,00 TL'lik yakıt alıp sahte 100,00 TL'lik banknot verdikleri, işyeri çalışanlarınca paranın sahteliğinin sonradan anlaşılarak kolluğa ihbarda bulunulduğu ve çalışan .... tarafından parayı veren şahıs olarak sanık ...'i kesin ve net olarak teşhis edildiği belirlenmiştir.
b) Sanık ...'un kolluk tarafından durdurulmadan önce ....'nin işlettiği kıraathaneye girerek bir çorap içerisinde 26 adet 100,00 TL'lik banknotları sobaya attığı ve bahse konu paraların kolluk tarafından yapılan araştırma neticesinde ele geçirildiği belirlenmiştir.
3. Sanık ... savunmasında, bahse konu ele geçen sahte paraları İstanbul ilinden tanımadığı bir şahıstan 750,00 TL karşılığında satın aldığını, petrolden yakıt aldığını, Bartın'a doğru gelirken polisin çevirme yaptığını görünce sahte paraları kardeşi ...'a verip "bunu bir yere at" dediğini ifade ederek atılı suçlama ile ilgili ikrarda bulunduğu belirlenmiştir.
4. Türkiye Cumhuriyeti ... Banknot Matbaası Genel Müdürlüğünün 09.10.2014 ve 14.10.2014 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile 27 adet A665 244 422 seri numaralı 100,00 TL'lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Paraların Sahteliğine İlişkin Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden Rapor Alınmadığına Yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Sahtecilikle mücadelede izlenecek yöntemleri belirlemek amacıyla 09.08.2005 tarihli ve 25901 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik"in 7 nci maddesi uyarınca sahte banknotların sahteliğini inceleme ve değerlendirme yetkisinin T.C. ... ile taşra birimlerine ait olduğu, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının banknot sahteciliği konusunda resmî bilirkişi konumunda olduğundan sanık ... müdafii ve sanık ...'nın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.
B. Ceza Tayininde Alt Sınırdan Uzaklaşılmasına Yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1. 5237 sayılı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;
"(1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
"
2. 5237 sayılı Kanun'un "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası;
"Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." Şeklinde düzenlenmiştir.
3. Yukarıda yazılı madde metinlerinde olduğu gibi, sanıkların eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen parada sahtecilik suçuna ilişkin Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 3 ve 61 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca suçun kanuni tanımında öngörülen alt ve üst sınırlar dahilinde "olayın gelişim biçimine göre belirlenen sanıkların kastının yoğunluğu, mağdur sayısı ve suç konusunun miktarına göre belirlenen zararın ve tehlikenin ağırlığı" nazara alınarak sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Değerlendirme Yapılmadığına Yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı Kanun'un "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" başlıklı 231 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili beşinci fıkrası;
"(5) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir."
şeklinde düzenlenmiştir.
Sanıklar hakkında tayin olunan hapis cezasının süresinin 3 yıl 4 ay olduğu nazara alındığında, koşulları oluşmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanmamasına ilişkin sanık ... müdafii ve sanık ...'nın temyiz sebebi reddedilmiştir.
D. Diğer Yönlerden temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1. Sahte banknotlar ile ilgili müsadere kararı verilirken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un "54" üncü maddesi yerine "55" olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
2. Mağdur beyanı, sanık ...'in ikrarı, teşhis ve yakalama tutanakları, ... raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların iştirak halinde muhafaza ettikleri sahte paraları tedavüle koyduklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bartın Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli kararında sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!