WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2020/17192 E.  ,  2023/3947 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Hükmolunan cezanın süresi itibariyle kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık müdafin duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 16.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.
2. İstanbul (Anadolu) 13. Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/419 Esas, 2015/754 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, mahkumiyet kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığı, sanık lehine ve aleyhine bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekirken sadece aleyhe bilgilerle hüküm kurulduğu, delillerin takdirinde sanık aleyhine yanılgıya düşüldüğü, sanığın cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve mahkumiyete yeter delil elde edilemediği, Kanun ve hukuka aykırı karar verildiği ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, telefonundan aranılarak banka masraflarını almasına yardımcı olunacağı söylenerek kredi kartı bilgileri talep edilen mağdurun, bilgileri paylaşması üzerine Denizbank'tan almış olduğu banka kartından suç tarihinde 450,00 TL para çekimi yapıldığı, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Denizbank A.Ş. 12.03.2015 tarihli yazı cevabında, 13.10.2014 günü saat 12:35 sıralarında provus bilişim sistemlerine ait üye iş yeri det duty ... ltd isimli iş yerinden işlem yapıldığı, kopyalama tespiti olmadığı, ulaşan bir itiraz olmadığı, işlemin 3D şifre ile yapıldığı ve müşteriye bilgi verildiği, şifrenin müşterinin 0538 *** **** nolu telefona gönderildiği , ekindeki hesap özetinden 13.10.2014 günü 450,00 TL miktarlı harcama yapıldığı anlaşılmıştır.
3. Verimor telekomünikasyon A.Ş, 10.03.2015 tarihli yazı cevabında, olay günü katılanı arayan telefon numaralarının sanık ... isimli şahsa ait olduğu bildirilmiştir.
4. Provus Bilişim hizmetleri A.Ş., 21.08.2015 tarihli yazı cevabında, bankalarla kredi kartı, iş yeri ve ATM operasyonları konusunda hizmet verdiği, bahse konu işlemin Kıbrıs'ta faaliyet gösteren universal bank isimli üye iş yeri olan det duty free isimli iş yerinde yapıldığı, olay günü 12.35 te 178.240.***.** bolu IP den kişiye özel 3 D secure şifre ile yapıldığı, işlemi teyit eden bilgi ve belge temin edilmediğinden det duty free tarafından 20.08.2015 tarihli talimatla kart hamili kredi kartına iade edildiği, det duty free yetkililerinin ... ile ... ve ... hilal akçay olduğu bildirilmiştir.
5. Sanık, telefonla aradıkları, müracaat ettikleri kişilere, daha önce bankalardan alınan kredi işlemleri sırasında bir takım banka masraflarının geri alınabileceği hususunda yardımcı olabileceklerini söyledikleri, onların onayı ile kendilerinin bankaya hazırlayarak belgeleri tanzim edip kendilerine gönderdiklerini, bankaya müracaatları kendilerinin yaptığını, bu işlemler sırasında kendileri ile telefon ile irtibat ettikleri kişilere bankalara yapılacak müracaatın ne şekilde olacağını anlattıklarını, bu yapmış olduğumuz hizmet karşılığında ücreti olduğunu söylediklerini, her kredi kartı müracaatı için 100,00 TL dolayında ücret talep ettiklerini, mağdurun onayı olmaksızın kredi kartı bilgilerini kullanarak banka hesabından para çekme gibi bir durumumuz söz konusu olamayacağını beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Somut olayda, mağdurun kredi kartından yapılan harcamanın üye iş yeri tarafından mağdur hesabına iade edilmiş olması, sanığın üye işyerinin zararını giderdiğine dair belge sunmaması nedeniyle zararı gidermeyen sanık hakkında etkin pişmanlık indirim hükümleri uygulanması mümkün olmadığından tebliğnamedeki bu yönde bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Olay ve olgularda belirtilen hususlar dikkate alındığında mağdurun kart bilgilerini alan sanığın bilgisi ve rızası dışında kartından harcama yaptığı anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun'a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık kurulan hükümde, uygulama yeri bulunmadığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin kısa kararda belirtilmiş olması isabetli bulunmamış ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul (Anadolu) 13. Ceza Mahkemesinin, 28.12.2015 tarihli ve 2015/419 Esas, 2015/754 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının üçüncü paragrafında bulunan “...50/1-a,..” ibaresinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.