8. Ceza Dairesi 2020/16569 E. , 2023/4336 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Almus Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Almus Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğu ve şikayete bağlı olmadığı halde hakkında düşme kararı verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın boşandığı mağdur ile ortak çocukları olan on iki yaşındaki İlknur'u alıkoyduğu iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur Almus Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 13.11.2015 tarihli dilekçesi ve ifadesinde, eşi olan sanıkla boşanma davasında velayeti kendisine verilen küçük kızı İlknur'u 2014 yılı yarıyıl tatilinde mahkeme kararı gereği götürüp babasına teslim ettiği ve aradan uzunca bir süre geçtiği halde kızını kendisine göndermediğini belirtmiştir.
3. Almus Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2013 tarihli kararı ile boşanan tarafların ortak çocukları olan İlknur'un velayetinin anneye verildiği, babası olan sanığın her ayın ikinci Cumartesi günü sabah 08.00'den akşam saat 18.00'e kadar, sömestr tatilinin ilk Pazartesi sabah 08.00'den takip eden Pazar akşamı 18.00'e, ayrıca her yıl 1 Temmuz günü sabah saat 08.00'den 31 Temmuz günü akşam saat 17.00'ye kadar ve dini bayramların ikinci günü sabah saat 08.00'den akşam saat 18.00'e şahsi münasebet kurulmasına karar verildiği ve bu kararın 13.12.2013 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
4. Sanık savunmasında, kendisinin haberi bile olmadan mağdurun çocuğu bırakıp gittiğini, kızının annesinin yanına gitmek istemediğini, alıkoymadığını ifade etmiştir.
5. İlknur beyanında, 2014 yılı yarıyıl tatilinde annesinin evlenmesi nedeniyle kendisini babasının yanına bıraktığını, kardeşiyle birlikte babasında kaldığını, annesinin başka biriyle evlenmesi nedeniyle onun yanına gitmek istemediğini, babasının kendisini zorla tutmadığını ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun hareket unsurunun, failin on altı yaşını bitirmemiş çocuğu, veli, vasi veya bakım ve gözetim altında bulunan kimsenin yanından kaçırması veya alıkoymasıdır. Madde metninde geçen kaçırmanın, veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından olması hususunu, velinin bulunduğu vasinin bulunduğu bir ortamdan kaçırma, bunların bakım ve gözetim için bıraktığı, okul, kreş, hastane, refakatçi ve bakıcı yanı, antrenman salonu, oyun parkı gibi yerler olarak anlamak gerekir. Alıkoyma ise, çocuğun failin egemenlik alanına kendisinin veya veli, vasi veya bakmakla yükümlü olan kimsenin rızasıyla gelmesi ve orada rızaya aykırı olarak tutulmasıdır. Alıkoyma, hak sahibine vermekten kaçınmak anlamına gelmektedir, hukuken verme yükümlülüğü olmasına rağmen vermekten kaçınmak halinde alıkoyma söz konusu olur. Burada çocuk, failin fiili hakimiyet alanına, kendisinin ve veli veya vasi veya çocuğu bakım ve gözetimi altında bulunduran kimsenin rızası ile gelmiştir ancak velinin, vasinin veya bakım ve gözetimi altında bulunduran kimsenin gösterdiği rıza süresi dolmasına karşın, failin çocuğu göndermemesi söz konusudur. Dava konusu olayda, küçük İlknur ve babası olan sanığın beyanları ile mağdurun rızası ile çocuğu sanığın yanına götürdüğü, mağdurun geçen süre zarfında çocuğu almak için gelmediği gibi mağdurun evlenmesi nedeniyle çocuğun da annesinin yanına dönmek istemediğinin anlaşılması karşısında, atılı suçun unsurları oluşmadığından sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, şikayete tabi olmadığı halde atılı suç nedeniyle düşme kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Almus Asliye Ceza Mahkemesinin 13.07.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, bozma nedeni yönünden Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!