8. Ceza Dairesi 2020/15281 E. , 2023/4463 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
HÜKÜM : Beraat
Suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan şikayetçi Hazine'nin mahkemece katılama talebi kabul edilmemiş ise de; gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi Kurumun 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca yasa yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz
suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2.Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında köy tüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasındaki taşınmazlara tecavüz suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, eksik inceleme ve dosya içeriğiyle bağdaşmayan gerekçelerle sanık hakkında beraat kararı verildiğine, Hazine'nin katılma talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle katılma talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2.Suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz isteği, delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, Bolu ... Mahallesinin ... Yaylası'na taş ve briket kullanarak mesken amaçlı yapı inşaat etmek suretiyle tecavüzde bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2.Bolu Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 09.10.2015 tarihli yazısında ... Mahallesi ... Yaylasının Belediye sınırları dışında olduğu, söz konusu yerin mahalle statüsünde olmadığı,
3.23.09.2010 tarihli Mera/Yayla/Kışlak/Otlak/Çayır Tespit Tutanağında; ... yaylası olarak bilinen bölgenin idari sınır olarak ... Köyü sınırları içerisinde olduğu,
4.07.01.2011 tarihli Bolu İli Mera Komisyon Kararına göre; hazırlanan 23.09.2010 tarihli tespit tutanağında köye iki adet tescilli parselin olduğu, 5/a. maddesi kapsamında değerlendirilen iki adet yaylak vasıflı parsel ile 2/b çalışması sonrasında yaylak olarak orman sınırları dışına çıkarılan 701 ve 825 nolu Hazine adına tescilli parsellerin tespitinin yapıldığının anlaşıldığı, tespiti yapılan ... Yaylası, P.19, P.20, 701 ve 825 nolu parsellerin tamamını kapsadığı, yaylayı ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... köylerinin ortak kullandığı,
Belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suçun temadi etmiş olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği iddianame tarihi olan 04.08.2015 tarihi olduğunun gözetilmemesi,
2.Suçtan zarar gören Hazine'nin davaya katılma talebinin reddine karar verilerek 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesi birinci fıkrası ve 234 üncü maddelerine aykırı davranılması,
3.23.09.2010 tarihli Mera/Yayla/Kışlak/Otlak/Çayır Tespit Tutanağında; suça konu ... Yaylası olarak bilinen bölgenin idari sınır olarak ... Köyü sınırları içerisinde olduğunun belirtilmesi belirtilmesi karşısında; ... Köyü Tüzel Kişiliği'nin davaya dahil edilip dava konusu yerde teknik ve mahalli bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılarak suça konu ... Yaylasının öteden beri köylünün ortak kullanımına bırakılmış mera, harman yeri, yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişi ve tanıklardan da sorularak suça konu yerin vasfı kesin biçimde saptanıp sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
4.Yukarıdaki bozma nedenleri ile; Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve suçtan zarar gören Hazine vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!