8. Ceza Dairesi 2020/14274 E. , 2023/10044 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/868 E., 2016/72 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03.09.2015 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın psikolojik sorunları olup suç işleme kastının olmadığına, mağdur çocukların kaçma imkanlarının bulunduğuna, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Mağdurlar zorunlu vekilinin temyiz isteği; vekalet ücreti verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın, üzerinde silah olduğunu söyleyerek mağdur çocukları kendisiyle yürümeye zorlayıp kendi evine götürmek ve mağdurlar gitmek istemelerine rağmen onları bırakmamak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Mağdurlar zorunlu vekilinin temyiz istemi yönünden;
Suç tarihinde 15 yaşından küçük oldukları için şahsa bağlı şikayet hakkı kanuni temsilcilerine ait olan mağdurların, anne ve babalarının şikayetçi olmadıklarını beyan ettikleri, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdurlar zorunlu vekili olan avukatın kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı, aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re 'sen temyize de tabi olmadığı görülmekle mağdurlar zorunlu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Her bir mağdura yönelik eylem ayrı suç oluşturduğu halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi gereği uygulama yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Mağdur çocukların aşamalardaki değişmeyen beyanları, tanıkların anlatımları, 28.10.2015 tarihli Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin raporu ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdur çocukları üzerinde emanet olduğunu söyleyerek korkuttuktan sonra kendisinin takip etmeye zorlayarak, yürüdükleri esnada mağdurlara ''benim adamım olun, siz ne isterseniz size getiririm, ben esrar, bonzai, jamaika, hap, karı kız herşey var, benim adıma getirdiğim şeyleri satın, ben de sizi korurum, size kimse dokunamaz, yanlış yaparsanız kafanıza sıkarım'' dediği, sonrasında mağdur çocukları kalmış olduğu ikametine getirdiği, mağdur çocukların gitmek istediklerini söylemelerine rağmen gitmelerine izin vermediği, o sırada sanığın ikametinin yanından geçmekte olan tanık T.K.'nın müdahalesi ile mağdur çocukların sanığın yanından kaçtıkları olayda, sanığın mağdur çocukları tehdit kullanmak sureti ile hürriyetlerinden alıkoyarak üzerine atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemece kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Mağdurlar zorunlu vekilinin temyiz istemi yönünden;
5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdurlar zorunlu vekili olan avukatın kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re 'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, mağdurlar zorunlu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden;
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 05.02.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!