WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2020/14260 E.  ,  2023/10026 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/682 E., 2016/10 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan her bir mağdur çocuk yönünden ayrı ayrı cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmaya teşebbüs suçundan her bir mağdur yönünden ayrı ayrı 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; son duruşmada sanığa savunma hakkı verilmediğine, olayın tek görgü tanığı olan mağdur annesinin mahkemede dinlenmediğine, eylemin cebir ile işlenmediğinin ve teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilmesine göre ceza verilirken teşdid uygulanmasının hak ve nesafet ölçülerine aykırı olduğuna ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasının gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın kullanmakta olduğu 18 .. ... plakalı aracıyla seyir halinde olduğu sırada, Suriye uyruklu 3 ve 4 yaşlarında kız çocukları olan mağdurları sokakta oyun oynarlarken görmesiyle birlikte cinsel istismarda bulunma amacıyla hareket ederek aracını biraz ileride durdurduğu, aracından inerek mağdurlara yaklaştığı, mağdurların ellerinden tutup onları zorla aracına doğru götürmeye çalıştığı, bu esnada mağdur ...'ın annesi olan müşteki İntisar'ın sanığın kızını kaçırmaya çalıştığını anlayarak yerde bulduğu bir odun parçasını alıp sanığa doğru bağırarak koştuğu, bunun üzerine sanığın yakalanacağından korkuya kapılarak mağdurların kollarını bırakıp yaya olarak kaçmaya başladığı, bu şekilde sanığın her bir mağdur çocuk yönünden ayrı ayrı kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs ettiği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
1. Dava dosyası içeriği, sanık savunmaları, müşteki anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, olay yeri görgü ve tespit tutanakları, adli sicil kaydı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın mağdur çocukları aracına zorla bindirmeye çalışması şeklinde gerçekleştirdiği eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçun teşebbüs oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre mahkumiyet hükmü kurulması,
2. Sanık hakkında Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 15.09.2015 tarihli iddianamesinde iki mağdura yönelik eylemden bahsedildiği halde sevk maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gösterildiği, buna rağmen sanığa ek savunma hakkı verilmeden hakkında aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi uyarınca ayrı ayrı iki kez mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ıncı maddesine aykırı olarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verilmiştir.