8. Ceza Dairesi 2020/13519 E. , 2023/7587 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/506 E., 2016/327 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan; sanıklar ... ve ... hakkında ise
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli kararı ile tüm sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğu kabul edilerek sanık ... hakkında 7 yıl 6 ay, diğer sanıklar hakkında ayrı ayrı 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... 'ın eşi ... eski hale getirme talepli temyiz dilekçesinde hükmü temyiz ettiğini beyan etmiştir.
2. Sanık ...'in temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, teşhis işlemi yaptırılmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereği artırım yapılmasının usûl ve Yasa'ya aykırı olduğuna ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
3. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; cezalandırmaya yeterli delil bulunmadığına, eylemin cinsel amaç ile gerçekleştirilmediğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
4. Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun 28.04.2016 tarihli dilekçesinin değerlendirilmediğine, keşif yapılması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve beşinci maddelerinin uygulama şartlarının oluşmadığına etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğine, ek savunma hakkı verilmeden iddianame ve mütalaya aykırı hüküm kurulduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanıklar ..., ... ve ...'ın cebir kullanarak mağduru zorla arabaya bindirip sanıklar ... ve ...'nin ikamet ettiği köye götürdükleri, mağdurun sanıklar ... ve ...'nin evinde alıkoyulduğu iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar ... , ..., ... yönünden,
Sanık ... 'ın yokluğunda verilen hükmün bilinen en son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine tebliğe çıkarıldığı ve tebligatın usulsüz olduğu, temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde yapıldığı anlaşılmakla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 42 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sanık ... 'ın eşi ... 'ın eski hale getirme talebinin kabulü ile yapılan incelemede,
Tüm dava dosyası içeriği, 17.04.2014 tarihli yakalama tutanağı ve mağdura ait aynı tarihli adli muayene raporu, sanık ...'ın mahkeme huzurunda ''... mağduru kaçırmaya karar verdim. Arabaya binmek istemedi, hafiften ensesini eğip arabaya aldım..'' şeklindeki atılı suçu tevil yollu ikrarı ve HTS kayıtları birlikte değerlendirildiğinde; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğuna dair kabulde ve mağdurun soruşturma başladıktan sonra kolluk görevlileri tarafından kurtarıldığı anlaşıldığından etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık ...'ın suç tarihinden önce mağdureyi ailesinden istediği, mağdurenin sanık ile evlenmek istemediği, sanığın uzun bir süre teklifi konusunda ısrarcı davrandığı, olay günü evlenmek amacıyla mağdureyi kaçırdığı, diğer sanıkların da eyleme iştirak ettiği anlaşıldığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda izah edilen gerekçeler ile birlikte yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafi, sanık ... ve sanık ... 'ın eşi ... 'ın temyiz nedenleri yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamış ve yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Yönünden,
Sanıklar hakkında mağdurun ikametlerinde kalmalarını sağlamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu yardım eden sıfatıyla işledikleri iddiası ile 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının (b) bendi maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
Yargılama sırasında iddia makamı esas hakkındaki 26.04.2016 tarihli yazılı mütalasında, sanıkların yer ve imkan sağlamak suretiyle eyleme yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri belirlenmekle, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası ve 39 uncu maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının (b) bendi gereğince cezalandırılmaları talep olunmuş, yazılı mütalanın sanıklar müdafiine tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında iddianame ve iddia makamının mütalaasında yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları istenmesine karşın, sanıklar hakkında ek savunma hakkı verilmeden 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle cezalandırılmalarına karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ıncı maddesine aykırı olarak sanıkların savunma haklarının kısıtlanması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar ... , ..., ... yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli kararında sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... 'ın eşi ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık ..., sanık ... müdafi, sanık ... 'ın eşi ... 'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Yönünden,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2016 tarihli kararına yönelik sanıklar müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!