WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2020/12129 E.  ,  2023/6091 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/604 E., 2016/119 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz eden sanığın, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık hakkında kurulan hükmün; Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine ön inceleme yapılarak temyiz isteminin reddi nedenleri gerekçe bölümünün A. bendinde gösterilmek suretiyle yapılan incelemede, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 05.10.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.02.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 4.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz istemi; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109/5. maddesinin uygulanması hususunda gerekçe gösterilmemesi, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin koşulları oluşmadığı halde uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

2. Sanığın temyiz istemi; suç işleme kastı bulunmadığına, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
İncelemeye konu olay; mağdure ve sanık arasında gönül ilişkisi bulunup olay tarihinde ayrılmış oldukları, olay günü sanığın yaya haldeki mağdurenin yanına gelerek kolundan tutup araca bindirmeye çalışması, mağdurenin konuşmak istemediğini söylemesi neticesinde çevredeki vatandaşın sanığa engel olması, koşarak evine gitmeye çalışan mağdurenin önünü sanığın kullanmış olduğu araçla kesmesi ve belinden tutup aracın ön koltuğuna bindirmesi, mağdurenin araç hareket etmeden inmesi, tanık ....'nin sanığa müdahalesi sonucunda mağdurenin sanığın elinden kurtarılması, iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talebinin incelenmesinde;
Ceza Genel Kurulu'nun 06.11.2007 gün, 2007/3-167 Esas, 2007/222; 10.06.2014 gün ve 2013/12-834 Esas, 2014/321 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Yasa uyarınca duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesi'nin kararlarına yönelik Cumhuriyet Savcıları'nın temyiz süresi; 5320 sayılı Yasanın 8 maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinin üçüncü fıkrasına göre tefhimden itibaren bir ay olup, Cumhuriyet Savcısı'nın 16.02.2016 günü verilen hükme karşı, yasal süre geçtikten sonra 13.04.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, hükmün 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz isteğinin, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
1.Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen diğer itirazlarının reddine, ancak;
a. Dosya içerisinde mevcut olay tutanağı, kamu tanığı ....'nin beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın gönül ilişkisi bulunduğu mağdure ile konuşmak istediği ancak mağdurenin kabul etmediği, olay günü sanığın yaya haldeki mağdurenin yanına gelerek kolundan tutup araca bindirmeye çalıştığı, mağdurenin konuşmak istemediğini söylemesi neticesinde çevredeki vatandaşların sanığa engel olduğu, mağdurenin de koşarak evine gittiği esnada sanığın kullanmış olduğu araçla mağdurenin önünü keserek belinden tutup aracın ön koltuğuna bindirdiği, sanığın da şoför mahalline bineceği sırada, mağdurenin araç hareket etmeden indiği ve tanık ....'nin olaya müdahale etmesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi tamamlanmadan sonuçlandığı somut olayda, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
b. Kabul ve uygulamaya göre de;
Olay Tutanağı, tanık ....'nin anlatımı ve mağdurenin beyanı karşısında; tanık ....'nin olaya müdahale etmesi nedeniyle sanığın mağdureyi olay yerinde bırakıp ayrıldığı anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen ''kendiliğinden, güvenli bir yerde serbest bırakma'' şartının gerçekleşmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı gözetilmeden, uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz talebinin incelenmesinde;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.02.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet Savcısı'nın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Çerkezköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16.02.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. ve 326/son. maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.