WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2020/11090 E.  ,  2023/4130 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR :Parada sahtecilik, Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.06.2015 tarihli iddianamesiyle parada sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, dolandırıcılık suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 268 inci maddesinin birinci fıkrası, 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2....'nin 07.12.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında;

A. Parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına,
B. Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 268 nci maddesinin birinci fıkrası, 269 uncu maddesi üçüncü fıkrası (a) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına,
C. Dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın cep telefonunu satın aldığı mağdura 900 Dolar sahte para verdiği ve akabinde yakalandığında kimlik bilgilerini mağdur ... olarak beyan ederek mağdur adına işlemlerin yapılmasına sebebiyet vermek suretiyle atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
İlgisi nedeniyle Dairemizin 2021/3954 Esas sayılı dosyası ile birlikte inceleme yapılmıştır.
A. Sanık Hakkında Parada Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1.Dosya kapsamına göre ; Sanığın suça konu sahte para ile mağdurdan telefon satın aldığı olayda eyleminin eyleminin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan parada sahtecilik suçunu oluşturduğu, bu suçun içerisinde dolandırıcılık eylemide ise de bir fiilden dolayı sanığa iki ceza verilemeyeceği gibi parada sahtecilik suçunun dolandırıcılık suçuna göre daha özel bir düzenleme olması nazara alındığında daha özel nitelikte olan ve ağır cezayı gerektiren parada sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek dolandırıcılık suçundan ve parada sahtecilik suçundan ayrı ayrı hükümler kurularak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması nedeniyle hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Sanığın, 21.09.2013 tarihinde işlediği iddia olunan suç hakkında 15.11.2013 tarihli iddianame ile parada sahtecilik suçundan açılarak İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/500 Esas, 2016/102 Karar sayılı dosyası ile yürütülüp sonuçlanan ve Dairemizin 2021/3954 Esas sırasında kayıtlı olan dosyası üzerinden yapılan başka yargılamasının da olduğu anlaşılmıştır. Parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin oluşması karşısında, sanığın mükerrer cezalandırılmasının önlenmesi bakımından sanık hakkında Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen dava ile incelemeye konu davanın birleştirilerek ayrıca parada sahtecili suçundan sanık hakkında açılmış başkaca soruşturma veya dava dosyası olup olmadığı da araştırılarak söz konusu dosyalar da getirtilip incelenerek davaların birleştirilmesi, mümkün olmadığında dosya içerisine alınıp bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulmasından sonra hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığı tespit edilmek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini ile suçun sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saiki hususları nazara alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık Hakkında Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması,
2. Gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında suç adının "Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine “İftira” olarak yazılması,
3. Sanık tarafından mağdur ...'e ait kimlik bilgilerinin başkaca adli olaylarda da kullanılmış olması dikkate alınarak, UYAP sisteminden yapılan sorgulama ve sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde; sanığın İstanbul 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/560 Esas sayılı dosyası ve İstanbul 51. Asliye Ceza Mahkemesi 2020/181 Esas sayılı dosyaları ile aynı mağdura karşı yakın tarihlerde aynı suçu işlediğinin iddia edilmesi karşısında incelemeye konu davaların birleştirilmesi, mümkün olmadığında ise dosya içerisine alınıp bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya konulmasına, hukuki veya fiili kesinti bulunup bulunmadığı tespitinden sonra herhangi bir kesinti bulunmaması ve eylemin sübut bulması halinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanması gerektiği söz konusu dava dosyalarının kesinleşmesi halinde ise cezadan mahsup yapılması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu bulunması karşısında yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ...'nin, 07.12.2015 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2023 tarihinde karar verildi.