WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2020/10196 E.  ,  2023/7884 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2014/1069 E., 2016/634 K.
SUÇLAR :Eziyet, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER :Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 16.10.2014 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında yaralama suçundan, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve eziyet suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Van 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında yaralama suçundan 4 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine, eziyet suçundan 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'nin temyiz isteği; yetersiz inceleme ile karar verildiğine, lehine olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, atılı suçları işlemediğine, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık ...'un temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık ...'nin üvey oğlu olan yaşı küçük mağdur ...'a devamlı surette yemek vermeyerek eziyet suçunu, müştekiyi odaya kilitleyerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu ve sanık ...'un, öz oğlu olan mağduru hortumla dövmek suretiyle yaralama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
1.Dosya kapsamı, mağdur ... anlatımları, anlatımları doğrulayan tanık beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanak, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, yetersiz inceleme ile karar verildiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, atılı suçları işlemediğine, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadığı ve lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B.Sanık ... hakkında eziyet suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
5237 sayılı Kanun'un "Eziyet" başlıklı 96 ncı maddesinin birinci fıkrasında eziyet suçunun maddi unsuru, “bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştirmek” şeklinde belirtilmiş, ancak bu davranışların ne olduğu somut olarak ortaya konulmamıştır. Ancak maddenin gerekçesinde; eziyet olarak, bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerektiği belirtilmiştir. Böylece kanun koyucu işkence suçuna ilişkin 94 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki tanıma, eziyet suçunu düzenleyen 96 ncı maddenin metninde değil, gerekçesinde yer vererek eziyet suçunda fiilin arz ettiği özellikleri belirlemiştir. Bu durumda eziyet suçu ile işkence suçu, maddi unsuru bakımından benzerlik göstermektedir. Ancak eziyet suçu bakımından maddenin gerekçesinde, işkence suçunda öngörülen “algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine” yol açacak hareketten söz edilmemektedir.
Eziyet serbest hareketli bir suçtur. Mağdurun gerek bedensel gerek ise ruhsal yönden acı çekmesine neden olacak, mağdurda utanma, korku, acizlik ve değersizlik duygusu uyandırıp onurunu zedeleyecek hareketler eziyet kapsamındadır. Bu suç tipinde mağdur, objektif olarak aşağılayıcı ve ceza verici hareketler aracılığıyla, insan olma niteliğinin gerekli kıldığı düzeyin objektif olarak altında kalan ve kişiliğinin derhal ya da ileride gelişebilmesi için gerekli olan dengeye olarak etki edebilecek muamelelere tabi kılınmaktadır.
Eziyet teşkil eden fiiller, kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliği taşıyabilirler. Ancak, bu fiiller, ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Eziyetten söz edebilmek için, maddenin gerekçesine göre eziyet oluşturan fiillerin sistematik bir şekilde gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Sistematik olmaktan kastedilen, mağdura karşı yapılan birden fazla saldırının, genel bir tutum çerçevesinde gerçekleştirilen davranışların bir parçası olması ya da önceden kararlaştırılmış, organize ve düzenli bir seyir izlemesidir. Sistematik olma hali, hareketlerin eziyet suçunu oluşturup oluşturmadığını tespite yarayan kriterlerden biridir. Hareketlerin sistematik biçimde uygulanması, mağdura yönelik davranışların belli bir süreç içinde düzenli ve bir bütünlük arz eder biçimde yapılmasını gerektirir. Bu sebeple mağdura yönelik hareketler, fail tarafından bilerek ve istenerek belirli bir süreçte genel bir tutum çerçevesinde bir bütünün parçası olarak veya belirli bir plan dahilinde işlenirlerse eziyet suçu oluşur. Burada çeşitli nitelikteki hareketler objektif olarak belirli bir şiddeti içermekte, asgari düzeyde bir ağırlığa ulaşmaktadır. Hareketler bir bütün halinde objektif olarak eziyet teşkil edecek boyuta ulaştığında, başka bir deyişle asgari bir düzeyde şiddete ulaştığında suç tamamlanmış olacaktır.
Dava konusu olayda, sanık ...' nin üvey oğlu olan yaşı küçük mağdur ...'a yemek vermeme eyleminin sistematik bir şekilde gerçekleştirildiği konusunda mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle.... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda ... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunduğundan sanık hakkında kurulan hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Van 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarih ve 2014/1069 Esas, 2016/634 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık ... hakkında eziyet suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Van 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarih ve 2014/1069 Esas, 2016/634 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanık ... hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (C) bendinde belirtilenler dışında başkaca yönleri incelenmeyen Van 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarih ve 2014/1069 Esas, 2016/634 Karar sayılı kararının gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.