8. Ceza Dairesi 2020/10081 E. , 2023/6943 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/242 E., 2016/422 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, taksirle yaralama, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama, bozma
Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan neticeten hükmolunan 2.700,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, taksirle yaralama, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, taksirle yaralama, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanık ...'ın olay tarihinde kullanımındaki araçla yaralamalı trafik kazasına karıştığı, kaza neticesinde mağdur ...'in yaralandığı, yapılan resmi işlemler sırasında, sanığın hukuka aykırı olarak ele geçirdiği mağdur ...'a ait ehliyeti ibraz etmesi neticesinde, soruşturma evraklarının mağdur ... adına düzenlenip, sanık tarafından imzalandığı, mağdur hakkında taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama sırasında Mahkemece yakalama kararı çıkarılması üzerine, mağdurun yakalanarak ifadesinin alındığı iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden
Tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik kararda bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın somut bir nedene dayanmayan temyiz itirazı yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü belirlenmekle; 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 08.02.2011 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar dolduğu anlaşılmıştır.
D. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden
1.Müşteki ... hakkında taksirle yaralama suçundan yapılan yargılama sırasında, Mahkemece yakalama kararı çıkartıldığı, müşteki, kendisine gönderilen trafik idari para cezası kararı ile ehliyetini kullanan kişilere karşı şikayetçi olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı hazırlık bürosuna geldiğinde, hakkında verilen yakalama kararını öğrendiği, bunun üzerine Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından alınan 29.02.2012 tarihli savunmasına göre, hazırlık bürosuna şikayetçi olmak için geldiği esnada, burada
çalışan memurlar tarafından yönlendirilmesi üzerine sulh ceza mahkemesine gelerek savunmasını verdiği anlaşılmakla; iftira fiili neticesinde, müştekinin gözaltına alınmadığı ve tutuklanmadığı böylelikle hürriyetinden yoksun kalmadığı gözetilerek, yasal unsurları itibarıyla oluşmayan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dosya kapsamına uymayan gerekçeyle mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Kabule göre de; sanık tarafından mağdura yönelik gerçekleştirilen iftira fiili neticesinde, sanığın ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin kabul edilmesi karşısında, mağdura yönelik gerçekleştirilen alıkoyma fiilini işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanılmadığı, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararında sanığın temyiz itirazı ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz itirazının reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
D. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!