WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ

A- A A+

8. Ceza Dairesi         2020/10063 E.  ,  2023/7009 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/109 E., 2016/300 K.
SUÇLAR : Tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, düşme, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.01.2016 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, kasten yaralama ve hakaret suçlarından düşme, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan iki kez mahkûmiyet kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği,
1. Suça konu tabancaların emaneten mağdur tarafından sanığa verildiğine,
2. Atılı eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirilmediğine,
3. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan iki kez cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna,
4. Kasten yaralama suçundan düşme kararı verilmesi gerektiğine,
5. Sanık hakkında verilen beraat kararları yönünden vekalet ücretine hükmolunmadığına,
Ve somut bir nedene dayanamayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanık ... ile mağdur arasında, mağdurun sanığın daha önce görüşmekte olduğu tanık M.'ye rahatsızlık vermesi nedeniyle husumet bulunduğu, olay günü görüşme konusunda tarafların anlaştığı, mağdurun buluşma yerine aracı ile gelerek, sanık ... ve inceleme dışı sanık ...'i aracına aldığı, yaşanan tartışma üzerine sanıkların yanlarında taşıdıkları tabanca ile mağduru tehdit ederek, tanık M.'nin bulunduğu alışveriş merkezinin önüne gitmesini sağladıkları, tanığın da araca binmesinden sonra, sanıkların mağdura yönelik tehdit, hakaret ve kasten yaralama eylemlerinde bulundukları iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin vekalet ücreti verilmemesi yönünden temyiz açısından hukuka aykırılık bulunmamıştır.
A. Sanık hakkında tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan hükümler yönünden
Sanık hakkında atılı suçlar bakımından yapılan yargılama neticesinde, kısa kararda, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından beraatine, kasten yaralama ve hakaret suçlarından, mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle davaların düşürülmesine karar verildiği, gerekçeli kararın gerekçe kısmında yine sanık hakkında kısa kararla uyumlu şekilde atılı suçlar bakımından kabulün yapıldığı, ancak gerekçeli kararın hüküm kısmına gelindiğinde, Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan beraat, kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunmak suretiyle hükümlerin karıştırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümler yönünden
Suç tarihinin, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında, 08.07.2021 tarihinde yapılan değişiklik öncesine ait olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.
Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...Seri muhakeme usulü." yönünden 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.