WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/941 E.  ,  2024/1676 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2180 E., 2023/1315 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Dikili 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/49 E., 2022/342 K.

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın kadastro tespitinden sonra henüz tapuya tescil edilmeden zilyetlerinden harici satın almaya ve zilyetlik hükümlerine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İlk Derece Mahkemesi 16.09.2023 tarihli ek kararı ile istinaf isteminin reddine karar vermiş, davacılar vekili tarafından ek kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babaları olan ... ... 'in, 08.08.1969 yılında şu an ölü olan dayısı ..., babaannesi ... ve teyzesi ...’den ... Köyü Muhtarının hazırladığı zilyetlik devir satış senedi ile dava konusu gayrimenkulü satın aldığını, o tarihten bugüne kadar kesintisiz ve tartışmasız bir şekilde ekip biçerek kullandıklarını ancak dava konusu gayrimenkulün halen ..., ... ve ... adına kayıtlı olduğunu, davalı mirasçıların da dava konusu gayrimenkul üzerinde herhangi bir mülkiyet iddiaları olmadığını, kadastro işlemi sırasında kadastro memurlarının zilyetlik devir satış senedinden haberdar olmamaları sebebiyle vesikada mal sahibi olarak satıcıların gösterildiğini ileri sürerek, dava konusu gayrimenkulün tapusunun iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1/3 maliki olan ...'nin baba adının ... olarak yazıldığını, kendi annesi olan İfakat Bilge'nin babasının adının ... olması nedeniyle bu dava ile bir alakası olmadığını düşündüğünü beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın 15.02.1971 tarihinde kadastro tutanaklarının kesinleştiğini, davacı tarafça 08.08.1969 tarihinden itibaren zilyetliğin kendilerine ait olduğunun iddia olunduğu, dava tarihinin ise 01.02.2021 tarihi olduğu gözetilmekle 3402 sayılı Yasa'nın 12 nci maddesi gereğince tutanağın kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edilmesinden sonra 10 yıllık hak düşürücü süre geçirilmiş olması nedeniyle kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş ve yerel mahkemece 16.09.2023 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin gider avansını yasal süre içerisinde karşılamaması nedeniyle HMK'nın 344 üncü maddesi uyarınca istinaf istemi reddedilmiş. Davacılar vekili ek karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde; yüksek miktarlarda ve gereğinden fazla talep edilen masraf avansının hak arama hürriyetinin açık ihlaline sebebiyet verdiğini, harçlar yatırıldıktan sonra gider avansının daha sonradan da tamamlatılmasının mümkün olduğunu belirterek, istinaf incelemesi sonunda mahkemece verilen ek kararın kaldırılarak makul miktarda masraf belirlenmesini ve istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece, 6100 sayılı HMK'nın 344 üncü maddesi gereğince eksik istinaf giderinin yatırılması amacıyla verilen süre içinde istinaf gider avansının yatırılmadığından, mahkemece, davacı tarafın istinaf kanun yoluna başvurusunun reddine dair verilen 16.09.2023 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın kadastro tespitinden sonra henüz tapuya tescil edilmeden zilyetlerinden harici satın almaya ve zilyetlik hükümlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 ve 344 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.