7. Hukuk Dairesi 2024/920 E. , 2024/1701 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1157 E., 2023/1833 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvalık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/7 E., 2021/4 K.
Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 1/2 hissesine malik olduğu Altınova Mahallesi, 567 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki diğer 1/2 payın diğer paydaş olan ... tarafından 28.02.2019 tarihinde 50.000,00 TL bedelle davalı ...'a satıldığını, noter aracılığı ile davacıya bildirim de yapılmadığını, ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek; taşınmazda davalı adına olan 1/2 payın iptali ile müvekkili adına tescili isteminde bulunmuştur.
Dava konusu payın 27.01.2020 tarihinde ilk satıcısı ... tarafından geri satın alınması üzerine 18.02.2020 tarihli dilekçeyle davacı vekili; HMK'nın 125 inci maddesi gereğince davaya tazminat davası olarak devam ettiklerini, son malik ...'nun da davaya dahil edilmesini istemiş, ön inceleme duruşmasında ise davalı ...'e karşı tazminat talebinin 50.000,00 TL olduğunu bildirmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının satıştan bilgisi olduğunu, dava konusu hisseyi dava açılmadan önce kendisine hisse satışını yapan ...'na 250.000,00 TL karşılığında devrettiğini, davanın konusuz kaldığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı ... cevap dilekçesinde; borçlarından dolayı taşınmazdaki payını davalı ...'e satış gibi gösterdiğini, davalı ... ile aralarında bu hususta sözleşme bulunduğunu, sonrasında ise taşınmazı tekrar devraldığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davacının, 1/2 payına sahip olduğu 567 ada 7 parseldeki diğer 1/2 payının davalı ... tarafından 28.02.2019 tarihinde davalı ...'e satıldığı, davacının önalım hakkını kullanmak için açtığı dava devam ederken bu kez aynı payın 27/01/2020 tarihinde davalı ... tarafından davalı ...'dan geri satın alınarak payın yeniden davalı ...'na devrolunduğu, ...'nun payının davacı ...'e 2020/1072 E. sayılı icra dosyasına yatırılan tutar karşılığında devredileceğine dair davacı ile davalılardan ... arasında 07.07.2020 tarihinde yapılan sulh sözleşmesine göre her iki tarafın mahkeme masraflarının ve yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılacağı konusunda anlaşıldığı, davalı ...'nun taşınmazdaki 1/2 hissesini davacı ... 14.07.2020 tarihli resmi senetle devrettiği bu tarih itibariyle dava konusu taşınmazın tek malikinin davacı olduğu, davacının HMK'nun 125. maddesi gereği seçimlik hakkını kullanarak davalı ... karşı tazminat talebiyle davaya devam ettiği, önalım hakkının ilgili sulh sözleşmesi gereğince kullanıldığı, davalı ...'e yönelik tazminat talebinin ancak davalının kötüniyeti halinde söz konusu olabileceği, davalı ... ile ...'nun yaptıkları 28.02.2019 tarihli (ilk) satış sözleşmesinde kötüniyet bulunduğunun tanık dahil herhangi bir delille ispat edilemediği..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin seçimlik hakkını kullanmak ve davasını tazminat davasına dönüştürmek istediği bildirilmiş olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkiline seçimlik hakkını kullanabilmesi için süre verilmediği için hak mahrumiyetine sebep olunduğunu, davalı ... ile uzun süredir aile içi problemler nedeniyle konuşmayan müvekkilinin satıştan haberinin olduğuna ilişkin davalı iddialarının yerinde olmadığını, başka bir işlem nedeniyle tapuya gidilmesi üzerine öğrenilen satış işlemine karşı hemen iki gün içerisinde eldeki davanın açıldığını, davanın açıldığını öğrenen davalı ...'ın bu defa satın aldığı payı kaçırmak ve fazlaca menfaat sağlamak amacıyla 250.000,00 TL bedelle yeniden ...'na taşınmazı devretmekle kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, bu durumun Mahkemece göz ardı edildiğini, davalılar ... ve ... arasındaki ilişkiden haberi olmayan müvekkilinin sadece yabancı bir kişinin paydaş olmasını istemediğinden hareketle ön alım hakkını kullandığını, ancak daha da mağdur olduğunu, davaya tazminat davası olarak devam edilmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Davacının, 1/2 payına sahip olduğu 567 ada 7 parseldeki diğer 1/2 payının davalı ... tarafından 28.02.2019 tarihinde davalı ...'e satıldığı, davacının önalım hakkını kullanmak için açtığı dava devam ederken bu kez aynı payın 27/01/2020 tarihinde davalı ... tarafından davalı ...'dan geri satın alınarak payın yeniden davalı ...'na devrolunduğu, ...'nun payının davacı ...'e 2020/1072 E. sayılı icra dosyasına yatırılan tutar karşılığında devredileceğine dair davacı ile davalılardan ... arasında 07.07.2020 tarihinde yapılan sulh sözleşmesine göre her iki tarafın mahkeme masraflarının ve yargılama giderlerinin kendi üzerlerine bırakılacağı konusunda anlaşıldığı, davalı ...'nun taşınmazdaki 1/2 hissesini davacı ... 14.07.2020 tarihli resmi senetle devrettiği bu tarih itibariyle dava konusu taşınmazın tek malikinin davacı olduğu, davacının HMK'nun 125. maddesi gereği seçimlik hakkını kullanarak davalı ... karşı tazminat talebiyle davaya devam ettiği, önalım hakkının ilgili sulh sözleşmesi gereğince kullanıldığı belirlenmek suretiyle, davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle; istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü aynı sebeplerle hükmü temyiz etmiş, ilave olarak temyiz başvurusunun kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini belirterek, hükmün ayrıca bu sebeple de bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 732 nci maddesi şöyledir; “Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar ön alım hakkını kullanabilirler.”
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Ön alım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tâbi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
3. Ön alım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Ön alım hakkına ilişkin payın, tarafların anlaşmaları üzerine davacıya devredilmesi halinde, HMK'nın 125 inci maddesi kapsamında davacının seçimlik hakkını kullanarak tazminat davası olarak davaya devam edebilme ihtimalinden söz edilemeyecektir.
4. Öte yandan; yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin Mahkemece davacı tarafa yükletilmiş olması, davacı tarafından istinaf sebebi olarak ileri sürülmediğinden, temyiz aşamasında bu sebebin ilk kez ileri sürülmüş olunması nedeniyle, bu aşamada değerlendirilemeyeceğinin de kabulü gerekir.
5. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!