WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/917 E.  ,  2024/2149 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/276 E., 2020/388 K.
DAVA TARİHİ : 24.10.2005
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi Kamil Konuk'un 25.04.2005 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatından kısa bir süre önce 3618 ada 8 parsel sayılı taşınmazda bulunan 6 katlı apartmanını davalıya satış işlemi göstererek devrettiğini, bu işlemin murisin kendisinden önce ölen oğlu... tarafından...'un evlat edinilmesi ve...'un mirastan mahrum bırakılması amacıyla yapıldığını belirterek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının davacının miras hissesi nispetinde iptali ile müvekkili adına tesciline, bu talep kabul olunmadığı taktirde yapılan tasarruf ile davacının saklı payının ihlali oranında tenkise karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı tarafından yargılama sırasında verilen beyan dilekçelerinde özetle; muris adına kayıtlı tarla vasıflı bir adet taşınmazın daha bulunduğunu, bu taşınmazın parsel numarasının 21 olduğunu, hesaplama yapılırken bu taşınmazın da inecelemeye dahil edilmesi gerektiğini, dava konusu malın kendisinde kalmasını istediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.01.2017 tarihli ve 2016/498 Esas, 2017/20 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 53.561,64 TL tenkis bedelinin 03.10.2013 tarihinden işleyen faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.02.2020 tarih ve 2019/4148 Esas, 2020/1089 Karar sayılı ilamıyla; "...mahkemece kısa kararda 52.324,14 TL tenkis bedeline; gerekçeli kararda ise 53.561,64 TL tenkis bedeline karar verilmek suretiyle kısa kararla çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru olmadığı, hal böyle olunca, 10.04.1992 günlü ve 1992/7 Esas-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 06.10.2020 tarihli ve 2020/276 Esas, 2020/388 Karar sayılı kararı ile; "...miras bırakan tarafından davalıya yapılan temliğin sağlar arası kazandırma olduğu ve koşullarının gerçekleşmesi halinde tenkis hükümlerine tabi olacağı, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.11.2009 tarihli ve 2009/7352 Esas, 2009/11151 Karar sayılı bozma ilamında tenkis yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik olmadığının belirtildiği ...tenkise tabi tasarruf konusu 8 parsel sayılı taşınmazın 09.01.2014 tarihli ek bilirkişi raporunda, tercih tarihindeki belirlenen 237.837,00 TL değerin, sabit tenkis oranı olan 0,22 ile çarpımı sonucu bulunan 52.324,14 TL tenkis bedeline ulaşıldığı, bu miktar üzerinden davanın kabulü hakkında verilen hükmün davalı tarafından temyizi üzerine davalının tüm temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bu nedenle 52.324,14 TL tenkis bedeli yönünden davanın kabulünün gerektiği..." gerekçeleriyle 52.324,14 TL tenkis bedelinin, tercih tarihi olan 03.10.2013 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda (IV.B) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; TMK'nın 654 üncü ve devamı maddelerinde yer alan tercih hakkı düzenlemesi ile 11.11.1994 tarihli ve 4/4 sayılı İBK'nda belirtilen ilkelere aykırı olarak hesaplama yapıldığını, dava konusu taşınmazın karar tarihine en yakın tarihteki rayicinin belirlenmesine yönelik mahkemece rapor aldırılması gerekirken bu hususun yerine getirilmediğini, davanın 2005 yılında açıldığını, son kararın 2020 yılında verildiğini, taşınmazda bulunan her bir bağımsız bölüm değerinin 2.000.000,00 TL'ye ulaştığını, eski tarihli bilirkişi raporuna göre mahkemece tenkise hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 564 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Bölünmez Mal Vasiyetinde" başlıklı 564 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında "tasarruf konusu malın vasiyet alacaklısında kalması durumunda, malın tenkis sebebiyle vasiyet borçlusuna verilmesi gereken, aksi hâlde tasarruf oranı içinde kalan kısmının karar günündeki değerinin para olarak ödetilmesine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır. Hükmün açık düzenlemesi karşısında, dava konusu ve tenkise tabi taşınmaz yönünden, taşınmazın karar tarihindeki değeri belirlenerek bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davalının tercih hakkını kullandığı 03.10.2013 tarihinde belirlenen değer üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.