7. Hukuk Dairesi 2024/910 E. , 2024/1939 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/235 E., 2022/165 K.
DAVA TARİHİ : 08.07.2013
KARAR : Davanın kabulüne
TEMYİZ EDENLER : Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait Silifke ilçesi, Atakent Beldesi, ...-Sazbaşı Mahallesinde doğusu Mehmet Selvi'ye ait taşınmaz, batısı yol, kuzeyi Mahmut Selvi ve Mehmet Selvi'ye ait taşınmaz, güneyi yol ile çevrili tahminen 3600 m² miktarında taşınmaz olduğunu, taşınmaz içerisinde davacının mesken olarak kullandığı evi ve çevresinde meyveli ağaçlardan oluşan bahçesi olduğunu, bu taşınmazın evveliyatının çevresindeki diğer taşınmazlarla birlikte bir bütün halinde babası Hamza Şahin'e ait olduğunu, davacıya geçtiğini, murisin taşınmazı 1960 yılında imar ihya edip tarla haline getirdiğini, dava konusu taşınmazın 1264 parsel numarası ile davalı ... adına tescil edildiğini belirterek 1264 numaralı parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Atakent Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davada idare mahkemelerinin görevli olduğunu, dava açmak için hak düşürücü sürenin geçtiğini, kazandırıcı zamanaşımı hükümlerine göre açılacak tescil davalarına konu taşınmazın tapuda kayıtlı olmamasının şart olduğunu, davacı tarafından zilyetlik koşulunun sağlanmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. 6360 sayılı Kanun uyarınca, Atakent Belediyesi'nin Tüzel Kişilik sıfatı kalmamış, Mahkemece Silifke Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi davaya davalı olarak dahil edilmiştir.
3. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, taşınmazın 1986 yılında Belediye adına tescil edildiğini, tapulu taşınmazlarda tescilden itibaren 10 yıl içerisinde tapu iptal davasının açılabileceğini,10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını, Atakent Belediyesinin davaların kabulüne dair Meclis Kararının yok hükmünde olduğunu, zilyetlik koşullarının mevcut olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; Tüzel Kişiliği kaldırılan belde ve köylerin taşınmaz satış ve borçlanmalarının İçişleri Bakanlığının onayına tabi olduğunu, kabule yönelik Meclis Kararının yok hükmünde olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kütüğünde kayıtlı bir taşınmaz olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı yolu ile bu taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 22.05.2014 tarihli kararıyla; davacı yönünden 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin idare adına tescil edildiği tarihe kadar dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 22.05.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 10.03.2021 tarih ve 2019/589 Esas, 2021/2293 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece davalı Atakent Belediye Meclisinin 02.01.2014 tarihli davanın kabul edilmesine dair 2014/5 sayılı Kararının niteliği ve 6100 sayılı HMK’nın 308 inci maddesi kapsamında davayı kabul beyanı olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; yargılama esnasında Atakent Belediye Başkanlığı tarafından sunulan kabul kararının usulüne uygun olarak alındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Mersin ili, Silifke ilçesi, ... Mahallesi, 1264 parsel sayılı taşınmazın Fen Bilirkişisi ... tarafından hazırlanılarak sunulan 06.11.2013 tarihli bilirkişi raporunun Ek 1 No.lu krokisinde 1264-A şeklinde etrafı kırmızı renkle çizili olarak gösterilen toplam 3379.19 metrekare yüzölçümündeki kısmın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile ifrazen davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, yasal hasım konumunda bulunan ... yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın esas yönünden reddi gerektiğini, Meclis Kararıyla ilgili izin alınmadığını, Meclis Kararının yok hükmünde olduğunu, Silifke Belediyesi yönünden davanın husumetten reddine karar verildiği bu nedenle nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; meclis kararının yok hükmünde olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu yerde imar çalışması yapılıp yapılmadığının sorulmadığını, kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar ihya nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 nci maddesi.
3. 3194 sayılı İmar Kanun'u.
4. 6360 sayılı Kanun.
5. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7 nci maddesin ikinci fıkrasında, husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları (maktu vekalet ücreti) geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı (nispi vekalet ücreti) avukatlık ücretine hükmolunacağının belirtilmesine göre davalı ... Belediyesi vekilinin tüm, davalı ... Belediyesi vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 10.11.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3194 sayılı İmar Kanunu kamu düzeni ile ilgili olup sözü edilen Kanunu'nun 15 ve 16 ncı maddesiyle Belediye ve mücavir alan hudutları dahilindeki taşınmazların ifrazının Belediye Encümenlerince, bu alanların dışında bulunan taşınmazların ifrazlarının ise İl İdare Kurullarında onaylanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
3. Başka bir ifade ile İmar Kanunu kamu yararı (kamu düzeni) düşüncesiyle kabul edilmiş olan ve özellikle tarafların arzu ve rızası ile bertaraf edilmeyecek hükümler içeren bir Yasa'dır. Bu niteliği ile ifraz hususunun, davanın her aşamasında re'sen nazara alınması ve belediye encümen kararına dayalı olup olmadığının araştırılması zorunludur.
4. Öte yandan, 6100 sayılı HMK’nın 297 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hâkimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
5. Somut olayda, mahkemece 1264 sayılı taşınmazın bilirkişi raporunda 1264-A şeklinde belirtilen toplam 3.379.19 m²'lik kısmın tapu kaydının iptali ile ifrazen davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş ise de, verilen hükmün infaza elverişli olduğunu söylemek mümkün değildir. Şöyle ki, Mahkemece 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 15 ve 16 ncı maddeleri uyarınca, davaya konu taşınmaza ilişkin ifraz projesi hazırlatılıp ifrazın mümkün olup olmadığı hususunun Belediye'ye sorulmadığı anlaşılmıştır. O halde Mahkemece yapılacak iş, teknik bilirkişiye taşınmazın ifraz projesi düzenlettirilerek taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulu'ndan bu projeye göre karar alınmak suretiyle taşınmazın ifrazının mümkün olup olmadığının sorulması, mümkünse taşınmazın ifraz edilerek ayrı parsel numarası ile davacı adına tesciline karar verilmesi; taşınmazın ifrazının mümkün olmaması halinde ise, iptaline karar verilen miktarın tapu kaydına tekabül eden pay oranı belirlenip oran belirlendikten sonra belirlenen orandaki payın iptali ile davacı adına tesciline, kalan payın davalı ... Belediyesi Başkanlığı üzerinde bırakılması yönünde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davalı ... Belediyesi vekilinin tüm, davalı ... Belediyesi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Yukarıda V.C.3.(2.) ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!