WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/881 E.  ,  2024/2823 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/455 E., 2021/393 K.
DAVA TARİHİ : 25.12.2013
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin dava konusu taşınmazın 400-500 metrekarelik kısmını ... ...'dan 1987 tarihli sözleşmeyle satın aldığını, o tarihten bu yana taşınmazı kullandığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ..., davayı kabul etmiş; dahili davalı ... vekili, davanın reddini savunmuş; diğer dahili davalılar cevap vermemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; 1987 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin resmi şekil şartlarını içermediğinden geçersiz olduğu, taşınmazın davalıların murisi adına kayıtlı olup, elbirliği halinde ortaklıkta davalılardan bir kısmının davayı kabul etmesinin sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…dava konusu 6 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinden önce tapuya kayıtlı olmadığı, kadastro tespitinin 26.06.1976 tarihinde ... ... adına yapıldığı, kadastro tutanağının 06.04.2006 tarihinde kesinleştiği, davacıların 23.11.1987 tarihli sözleşme ile taşınmazı ... ...'dan satın aldığını iddia ettiği, Mahkemece tapusuz olan dava konusu taşınmazın devrine ilişkin taraflar arasında yapılan harici satışın geçerli olup olmadığı irdelenmeden yazılı şekilde gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış sözleşmesinin aslının dosyaya sunulmadığı, taşınmazın ... ...’ın vefat ettiği tarihten itibaren iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, bu nedenle mirasçı olmayan 3 üncü kişiye yapılan satışın geçersiz olacağı, satışın taksimde ...’ın hissesine düşen/düşecek olan yerden yapıldığının da iddia edilebilmesinin mümkün olmayacağı, taksim yapılmayan ve 6 No.lu parselde elbirliği mülkiyetten paylı mülkiyete dönüştürülmeyen mülkiyette, taşınmazın hangi kısmının hangi mirasçıya isabet ettiği konusunda bir anlaşmanın da olmadığı, dava konusu taşınmazda davacının dava dilekçesinde talep ettiği gibi "...’ın hissesine düşen yer" diye nitelenebilecek bir yerin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; satışın geçerli olduğunu, taşınmazın tapu maliki ...’in oğlu...’ye taksimen düştüğünü ve onun da davayı kabul ettiğini, satış sözleşmesinin aslı sunulamamış olsa da tanık beyanı ile sözleşmenin gerçekliğinin ortaya koyulduğunu, aleylerine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; kadastro tespiti sonrası, kesinleşme öncesi zilyetliğin devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 762 nci maddesi: “Taşınır mülkiyetinin konusu, nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddi şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçlerdir”, yine 763 üncü maddesi ise: “Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Bir taşınırın zilyetliğini iyi niyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hallerde o şeyin maliki olur.” hükümlerini ihtiva etmektedir.

Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar TMK’nın 762 nci maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Aynı Kanunun 763 üncü maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşir. Tapusuz taşınmazın satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışı mümkündür.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle hüküm tesis edilmiş olduğu anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.