7. Hukuk Dairesi 2024/818 E. , 2024/2294 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/107 E., 2023/2860 K.
DAVA TARİHİ : 13.06.2013
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/313 E., 2021/440 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.03.2012 tarihinde ölen mirasbırakan ...’ün, Kadıköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1991/672 Esas, 1991/791 Karar sayılı iznine istinaden Kadıköy .... Noterliği 23.01.1992 tarih ve 4381 yevmiye No.lu senet ile evlat edindiği tek mirasçısı olduğu, mirasbırakanın Beyoğlu .... Noterliğinin 31.10.2003 tarih ve 18848 yevmiye numaralı vasiyetname ile tüm malvarlığını davalıya vasiyet ettiğini, müvekkilinin bu vasiyetnameden vasiyetnamenin açılması sırasında haberdar olduğunu, mirasbırakanın yıllardır anne kız ilişkisi içinde olduğunu, mirabırakanın böyle bir vasiyetname düzenlemesinin haklı ve akli hiçbir nedeni bulunmadığı, mirasbırakanın demans hastalığının bulunduğu ve vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte 80 yaşında olduğu, vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte ve sonradan rahatsızlığı mirasbırakana heyet raporu alınmadığını, vasiyetnamenin mirasbırakanın iradesinin sakatlanarak düzenlenmesi sebebiyle vasiyetnamenin iptalinin gerektiği, ayrıca vasiyetnamenin şekil bakımından da geçersiz olduğu gerekçesiyle vasiyetnamenin iptalini olmadığı takdirde tenkisini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının mirasbırakan tarafından evlatlık edinmiş olsa da evlatlık görevlerini yerine getirmediğini, bu nedenle mirasbırakanın sağlığında davacıyı mirasçılıktan çıkarmak için dava açtığını, davacının ısrarı üzerine kayıtlarda evlatlık olarak kaldığını, dava konusu vasiyetnamenin mirasbırakanın hür iradesi ile düzenlendiğini, vasiyetname düzenlenirken sağlık raporu da alındığını, vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun düzenlendiğini, tenkis talep edilebilmesi için hak düşürücü sürenin geçtiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmesi nedeniyle şekle aykırılığa yönelik iptal talebinin yerinde olmadığı, Adli Tıp Kurulu ve Üst Kurul tarafından düzenlenen bilirkişi raporlarında mirasbırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetini haiz olduğunun belirtildiği, Mahkemece dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamında vasiyetnamenin mirasbırakanın iradesinin sakatlanması suretiyle düzenlendiğinin ispatlanamadığı, bu haliyle vasiyetnamenin ehliyetsizlik ve irade sakatlığı yönünden iptali taleplerinin de yerinde olmadığı, davacı tarafın terditli tenkis talepleri yönünden alınan bilirkişi raporunda ise mirasbırakanın vasiyetname ile davacının saklı payını ihlal etmiş olsa da davacının terekeden saklı payından fazlasını tahsil etmesi nedeniyle tenkis talebinin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu vasiyetnamenin şekil şartına uygun olarak düzenlenmediğini, vasiyetname düzenlenirken alınan raporun gerçek olmamasına rağmen Mahkemece bu hususta yeterince araştırma yapılmadığını, müvekkillinin tanıklarının mirasbırakanı tanıyan bilen kişiler olduğunu, mirasbırakanın akli dengesinin yerinde olmadığının müvekkilinin tanıklarınca beyan edilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığını, dosya kapsamında mirasbırakanın fiil ehliyetinin olmadığı, demans hastası olduğuna yönelik mütalaaların Mahkemece dikkate alınmadığını, tenkise yönelik açıklayıcı bir karar verilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurulu raporları ile mirabırakanın vasiyetnameyi düzenlediği tarihte fiil ehliyetini haiz olduğu, dinlenen tanık beyanları kapsamında mirasbırakanın vasiyetnameyi düzenlediği tarihte iradesinin sakatlandığının da davacı tarafça ispatlanamadığı, dava konusu vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığını, davacının terditli tenkis talebi yönünden dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ise davacının saklı payından fazlasını aldığının da belirlendiği, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesince davanın tümden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde dava konusu vasiyetnamenin şekil şartına uygun olarak düzenlenmediğini, vasiyetname düzenlenirken alınan raporun sahte olduğunu, mirasbırakanın demans hastası olduğunun tanıklarca da beyan edilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadığını, davalı tanıklarının mirasbırakanı tanımayan kişiler olması nedeniyle hükme esas alınmalarının doğru olmadığını, tenkise yönelik Mahkemece hüküm kurulmadığını, taşınmazların değerlerinin doğru tespit edilmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı lehine bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali ve tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 557, 558 ve 560 ıncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!