7. Hukuk Dairesi 2024/796 E. , 2024/1206 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/313 E., 2023/736 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalılardan borçlu ... aleyhine başlatılan Malkara İcra Müdürlüğünün 2007/1193 Esas sayılı takip dosyası kapsamında hacze karar verilen ve kök muris ...'dan borçlu ...'a intikal eden elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi Tekirdağ ili, Malkara ilçesi, ... Mahallesi, 253, 292, 656, 704, 716 ve 819 parsel sayılı taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi davası açmak üzere Malkara İcra Hukuk Mahkemesinin 2010/21 Esas, 2010/24 Karar sayılı kararı ile alacaklı müvekkiline yetki verildiğini belirterek, bahse konu taşınmazlarda ortaklığın satılarak giderilmesine ve bu satıştan borçlu ... adına düşen bedelin icra dosyasına yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi vermemiş, davalı ... (...), ..., ... ve ... duruşma beyanlarında paylaşım veya satış istemediklerini, kendi aralarında anlaşacaklarını bildirmişlerdir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 10.12.2014 tarihli ve 2013/350 Esas, 2014/504 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile taşınmazların pay ve paydaş sayısına göre taksimi mümkün olmadığından 716, 253, 819, 292 ve 704 sayılı parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış sureti ile giderilmesine, borçlu ...'ın Malkara İcra Dairesi'nin 2007/1193 İcra sayılı dosyasında belirtilen borç miktarı sonlanıncaya kadar satışa devamına, borç miktarı karşılandığında satışın durdurulmasına ve satışa değeri az olan taşınmazlardan başlanılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 10.12.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.04.2017 tarihli ve 2015/11254 Esas, 2017/3351 Karar sayılı ilamında; mahkemece davalı borçlunun dava tarihi itibariyle borç miktarı ile çekişme konusu taşınmazların dava tarihindeki değerlerine göre payına isabet eden miktarlar ya da değerler kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenerek, davalı borçlunun borcuna yetecek kadar taşınmazın satışına karar verilmesi gerekirken, mahkemece hükmün birinci fıkrasında dava konusu taşınmazların tamamının satışı suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verildikten sonra hükmün ikinci fıkrasında “Borçlu ...’ın Malkara İcra Dairesi’nin 2007/1193 İcra sayılı dosyasında belirtilen borç miktarı sonlanıncaya kadar devamına, borç miktarı karşılandığında satışın durdurulmasına, satışa değeri az olan taşınmazlardan başlanılmasına,” şeklinde çelişkili ve infazda tereddüt yaratacak biçimde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kısmen kabulü ile güncel borcun 87.587,22 TL olduğu, 292, 704 ve 716 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın kabulü ile taşınmazların pay ve paydaş sayısına göre taksimi mümkün olmadığından bu taşınmazlardaki ortaklığın satış sureti ile giderilmesine ve fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Bayrak vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılması konusunda yetki veren Malkara İcra Hukuk Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, taşınmazlardaki satışın sadece borçlu olan müvekkilin miras hissesi yönünden olması gerekirken tamamının satılmasına karar verilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunun eksik olduğunu ve raporun denetime ve karar kurmaya elverişli olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 121 inci maddesi gereğince yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
1. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
2. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27 nci maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü hâlinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
3. Borçlunun elbirliği hâinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı İcra Hâkimliğinden İcra İflas Kanunu'nun 121 inci maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hâkiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hâkiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması hâlinde dava hemen reddedilmeyip davacı tarafa icra hâkiminden yetki belgesi almak üzere süre verilmelidir.
4. İcra Mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir.
5. Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davalarda birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibarıyla taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek kadar (sayıda) taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddi gerekir.
6. Bu şekilde açılacak davalarda borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur.
7. Ancak; 5578 sayılı Kanun'la değiştirilen 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 8 inci maddesi gereğince bölünemez büyüklükteki tarım arazilerinin mirasa konu olmaları ve üzerlerinde her ne sebeple gerçekleşmiş olursa olsun birlikte mülkiyetin mevcut olması durumunda, bu arazilerin ifraz edilemeyeceği, payların 3 üncü şahıslara satılamayacağı, devredilemeyeceği hükmü mevcut iken; 5403 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinde 30.04.2014 tarihli ve 6537 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile yapılan ve 15.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikle; "Tarım arazileri Bakanlıkça belirlenen büyüklüklerin altında ifraz edilemez, hisselendirilemez. Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedi artırılamaz...." şeklinde düzenleme yapıldığından, artık asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki arazilerde de payın üçüncü şahıslara satışı ve devri mümkün hâle gelmiştir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!