7. Hukuk Dairesi 2024/787 E. , 2024/1801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/54 E., 2023/351 K.
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu dava konusu Kayseri İli, Talas İlçesi, ... Mahallesi, 37 ada 127 parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazına davalı tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın el atıldığını, davalının haksız kullanımından dolayı mülkiyetten kaynaklı haklarını kullanamadığını, davalı ile arasında taşınmazı kullanmasını hukuken geçerli kılacak herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını ve davalının da kullanıma karşılık herhangi bir bedel de ödenmediğini belirterek, davalının dava konusu taşınmaza yönelik haksız müdahalesinin önlenmesine, davalı tarafından yapılan unsurların kâl'ine ve taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın Kayseri 3. Noterliğinin 01.03.2000 tarih ve 08628 yevmiye numaralı kira kontratı ile 10 yıl süreyle müvekkiline kiralandığını ve kira sözleşmesinin bitiş tarihi olan 15.09.2009 tarihinden itibaren 10 yıllık sürelerle kira sözleşmesinin yenilendiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve 2018/313 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararıyla; davacı vekili ile davalı şirket yetkilisi arasında noter aracılığı ile tanzim edilen kira kontratının resmi bir belge olduğu, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli bulunduğu, davacı tarafın sözleşmenin yapıldığı tarih itibarıyla sözleşmede imzası bulunan vekili azlettiğine ilişkin azilname sunamadığı, dosyada yer alan 01.07.2002 tarihli azilnamenin kira kontratı düzenleme tarihinden sonra olduğu, geçerli bir kira ilişkisinde haksız el atmadan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli ve 2021/455 Esas, 2021/1042 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 12.12.2022 tarih ve 2021/6739 Esas, 2022/7647 Karar sayılı ilamında; "davalı şirket yetkilisi ... ile davacı vekili arasında Kayseri 3. Noterliğinin 08628 yevmiye numarası ile tanzim olunan 01.03.2000 başlangıç tarihli sözleşmeye göre; kira süresinin 10 yıl olduğu, sözleşme tanzim tarihinde dava konusunu taşınmazın tarla, güncel tapu kaydında ise arsa vasfıyla kayıtlı olduğu belirtilerek, mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile kiralanan işyerinin bitişik parsellerle birlikte kafe ve restoran işletmesi olarak kullanıldığı, davacıya ait parsel içerisinde kafeterya, wc ve bekçi kulübesi adı altında bir kısım yapıların bulunduğu; taşınmaz üzerinde keşif yapılmışsa da taşınmazın galip vasfı belirlenmediği gibi dosya kapsamından dava konusu taşınmazın adi kiraya veya çatılı işyeri kirasına tâbi olup olmadığının tespit edilemediği, uygulanacak kanun hükmünün tespit edilebilmesi için taşınmazın üstün vasfının belirlenmesi gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 339 ve devamı maddeleri konut ve çatılı işyeri kiralarında uygulanabilecek hükümler olup konut ve çatılı işyeri kirası kapsamında kalmayan kiralananlar için Türk Borçlar Kanunu'nun 299 uncu maddesinde tanımı yapılan genel hükümler (adi kira hükümleri) uygulanacağı, kiralanan taşınmazın 339 ve devamı maddelerinde düzenlenen konut ve çatılı işyeri kapsamında kalıp kalmadığı konusunda araştırma yapılarak öncelikle hangi hükümlerin uygulanacağının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın gayri musakkaf yerlerden olduğu ve adi kira hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının dava dışı ...'ya taşınmazı kiraya verme yetkisi içeren vekaletname verdiği, ...'nın da vekil olarak davacı adına dava dışı ... ile 01.03.2000 tarihinde 10 yıl süreli iş yeri olarak kullanmak üzere kira sözleşmesi imzaladığı, ...'in davalı şirketin %99,14 oranında hissedarı olduğu, davacı tarafça 01.07.2002 tarihinde dava dışı ...'yı azlettiği anlaşıldığından kira sözleşmesinin 15.09.2009 tarihinde sona erdiği ve vekalet görevi sona erdiğinden vekilin sözleşmeye ilişkin yetkisinin kalmadığı davacının da kiracılık ilişkisini devam ettirme iradesinin olmadığı, sürenin sona ermesiyle davalı taraf haksız işgalci konumunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili azilnamenin taraflarına tebliğ edilmediğini, sözleşmesinin imzalandığı tarihte ...'nın davacının vekili olduğunu, konut ve çatılı iş yeri kiralarına ilişkin yasa hükümlerinin uygulanması gerektiğini, 15.09.2009 tarihinde 10 yıllık kira sözleşmesi süresinin dolduğu ifade edilmişse de Mahkemece kira sözleşmesinin uzadığı hususunun değerlendirilmediğini, haksız kullanımından söz edilemeyeceğini, kira bedellerinin ödenmediği veya sözleşmeye aykırı davranıldığı iddiasının ancak kira bedelinin ödenmediği veya kiralananın sözleşmeye aykırı kullanıldığı iddiasının başka bir davanın konusu olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hale getirme istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 299, 339 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!