WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/766 E.  ,  2024/1831 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/503 E., 2023/185 K.
KARAR : İstinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/92 E., 2021/621 K.

Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve dahili davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının miras bırakanı ...'in 19.08.2013 tarihinde vefat ettiğini ve geriye yasal mirasçıları olarak ..., .., ... ve ... kaldığını, davalı tarafından murisin borcu nedeniyle Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2015/2287 Esas sayılı dosyası ile 20.191,33 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, murisin malvarlığının bulunmadığını, bu nedenle mirasın hükmen reddine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
... vekili cevap dilekçesinde; davacının davayı murisin ölüm tarihinden itibaren 3 ay içinde açmayarak muristen kalan alacak ve borçları kabul etmiş durumda olduğunu, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğunu ve hayatın olağan akışına göre murisin hiçbir mal bırakmamış olmasının mümkün olmadığını, davacının murisin borçlarından ölüm tarihinden itibaren haberi olduğunu, müteveffanın 09.05.2018 tarihi itibarıyla 294,30 TL vergi aslı 154,78 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 449,08 TL vergi borcu bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris ...'in ölüm tarihi itibarıyla terekesinin borca batık olduğu tespit edildiği ve icra dosyasına yapılan ödemelerin cebr-i icra tehdidi altında yapıldığı, mirası kabul anlamına gelmeyeceği anlaşıldığından davanın kabulüne, mirasın hükmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Türkiye Halk Bankası A.Ş ve Bursa Vergi Dairesi vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç
1. Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, murisin müvekkiline olan borcu için Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2015/2287 Esas sayılı dosyasıyla icra takibine başlanıldığını, davacı tarafından düzenli olarak dosyaya ödeme yapıldıktan sonra 2017 yılında dava açıldığını, mirasın hükmen reddinin yapılabilmesi için mirasçıların mirasın kabulü anlamına gelecek işlemlerde bulunmamaları gerektiğini, borcun büyük kısmınının ödendiğini, bu durumun terekenin kabulü anlamına geldiğini, davacının icra dosyasına ödeme yaparken herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın vergi borçlarının olduğunun, davacılar ret süresi içinde mirası reddedebilecekleri halde bu sorumluluklarını yerine getirmediklerini, davacının davasına bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olmadığına dair itirazlarının değerlendirilmediğini, davacıların murisin ölümünden ve borçlarından ölüm tarihinden itibaren haberi olduğunu, hayatın olağan akışına göre murisin hiçbir mal bırakmamış olmasının mümkün olmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 10. İcra Müdürlüğünün 2015/2287 Esas sayılı dosyası ile muris ...'in Türkiye Halk Bankası A. Ş.'den kullandığı tüketici kredisi nedeniyle mirasçıları ..., ..., ..., ... hakkında 23.02.2015 tarihinde 20.191,33 TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davacı tarafça takibe terekenin borca batık olduğu yönünde itirazda bulunulmadığı, takip dosyası ile konulan hacze istinaden 2 yıl davacının maaşından dosya borcuna mahsuben kesinti yapıldıktan sonra eldeki davanın açıldığı ve maaştan kesinti işleminin davanın açılmasından sonra da devam ettiği halde, davacı tarafça maaş haczinin tedbiren durdurulması talebinde bulunulmamış olmasının davacının mirası kabulü anlamına geldiği kanaatine varılarak davalı ile dahili davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin, hakkında yapılan takibe karşı ne yapacağı konusunda hukuki bilgisi olmadığı için takibe itiraz etmediğini, bu durumun mirası kabul anlamına gelmeyeceğini, icra takibi ile yapılan tahsilatların rızaen yapılan ödemeler olmadığını, dava makul sürede sonuçlanmış olsa idi tedbir kararına gerek kalmadan hüküm kurulacağını ve maaş hacizlerinin de duracağını, bilirkişi raporunda murisin ölüm tarihinde terekesinin borca batık olduğunun açıkça tespit edildiğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci maddesi gereğince mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Türk Medeni Kanunu'nun 605/2 nci üncü maddesinde; “Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır.
" düzenlemesi yer almaktadır.

2. TMK'nın 605/2 nci maddesine dayanan mirasın reddi istemi süreye tâbi olmayıp mirasçıların iyi niyetli ya da kötü niyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibarıyla, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2).

3. Yasal mirasçılar, terekenin olağan yönetimi niteliğinde olmayan veya miras bırakanın işlerinin yürütülmesi için gerekli olanın dışında işleri yapmamış olmaları veya terekeyi sahiplenmemiş bulunmaları halinde terekenin ölüm tarihinde borca batık olduğu yönünde tespit kararı verilmesini isteyebilirler. Terekeyi sahiplenmiş olan veya sahiplenme anlamına gelen işleri yapan mirasçıların, bundan sonra terekenin borca batık olduğunu ileri sürmeleri Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olur. Hakkın açıkça kötüye kullanılmasını da hukuk düzeni korumaz.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.