WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/747 E.  ,  2024/1729 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/203 E., 2023/163 K.
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret

Taraflar arasındaki temliken tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının davalıların paydaşı bulunduğu ve fiilen taksim edilen 456 parsel sayılı taşınmazın 450 metrekarelik kısmını 21.01.2004 tarihli harici senetle 7.500,000 TL bedelle bir kısım davalılar murisi ...’dan satın alarak üzerine ev yaptığını, evin değerinin zeminin değerinden fazla olduğunu ileri sürerek, 456 parsel sayılı taşınmazın 450 metrekarelik bölümünün ifrazen tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline veya taşınmazdaki evin davacıya ait olduğunun tespitini ve senetle ödenen 7.500,000 TL ile evin dava tarihindeki rayiç değerinin toplamının faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.06.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu taşınmazda bir kısım davalılar murisi ...'ın payının 476/26800 nispetinde iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili; harici satış senedine dayanarak mülkiyet talebinde bulunulamayacağını ancak sözleşmedeki bedelin istenebileceğini savunmuşlardır.

2. Davalı ... , 18.10.2012 tarihli duruşmada davayı kabul etmiştir.

3. Diğer davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.

III. MAHKEME KARARI
1. Mahkemenin 29.06.2013 tarihli ve 2012/313 Esas, 2013/744 Karar sayılı ilamı ile davanın ıslah talebi doğrultusunda kabulüne ve davacı adına pay tesciline karar verilmiş, davalı ... mirasçılarının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.03.2014 tarihli ve 2013/16490 Esas, 2014/3993 Karar sayılı ilamı ile; temliken tescil davalarında yalnızca binanın ve zorunlu kullanım alanının ifrazının mümkün olması durumunda tescil kararı verilebileceği, pay tesciline karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

2. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda 26.01.2017 tarihli kararı ile tescil talebinin reddine, bina ve müştemilatın davacıya ait olduğunun tespitine, harici satım sözleşmesindeki sözleşme bedelinin uyarlanmış hali olan 20.306,09 TL ile bina ve müştemilat bedeli olan 35.200,00 TL bedelin toplamı olan 55.506,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... mirasçıları olan davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, terditli taleplerin diğer davalılara yöneltilmemesi sebebiyle bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 26.01.2017 tarih ve 2014/972-2017/39 Esas, Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 15.03.2021 tarih ve 2017/3937 Esas, 2021/1771 Karar sayılı ilâmında; ".... Dava konusu 456 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu Salihli ilçesi, ... Köyü, Manisa ilinin mahallesi haline gelmiştir. Davacı vekili ısrarla müvekkilinin dava konusu taşınmazda satın aldığı kısmın ifrazının mümkün hale geldiğini ve bu hususun ilgili idareden sorulmasını istemiştir. Bu durumda mahkemece, davacının satın aldığı ve evini inşa ettiği kısmın ifrazının mümkün olup olmadığının ilgili idareden sorularak karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kabule göre de; dava konusu taşınmazda paydaş olmayan davacı lehine muhdesatın aidiyetinin tespiti yönünde karar verilmesi de doğru değildir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kısmen kabul, kısmen reddine; 112 ada 112 parsel numaralı taşınmazın 06.02.2023 tarihli fen heyeti raporunda A harfi ile gösterilen 381,81 metrekarelik kısmın ifrazı ile davalılar adına olan tapu kaydının iptaliyle iptal edilen kısmın davacı adına temliken tesciline, bakiye kısmın mevcut malikler üzerine bırakılmasına, iptale konu olacak zemin bedeli olarak mahkeme veznesine depo edilen 9.542,56 TL’nin kararın kesinleşmesi ile birlikte davacıdan alınarak davalılara tapu kaydındaki payları oranında ödenmesine, fazla yatırılan 12.357,44 TL’nin kararla birlikte davalıya iadesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... mirasçıları vekili, harici satışa değer verilerek tapu verilemeyeceğini, Manisa’nın büyükşehir olması ve köylerin mahalleye dönüşmesi ile ucube bir kararın ortaya çıktığını, kararın infazının mümkün olmadığını, Mahkemece ifraz işleminin tamamlanması için davacıya süre verilmeden kurulan hükmün davacı ve diğer tapu malikleri için uygulanabilir olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; Türk Medeni Kanunun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil, bu istem kabul edilmediği takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 15’inci ve 16’ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3’üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428’inci maddesi ile 439’uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Mahkemece; 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 15’inci ve 16’ncı maddelerine göre ifraza ilişkin Belediye encümen kararı alınmadan, sadece uygunluk yazısı ile İdarenin yerine geçerek doğrudan tapu kaydının ifrazına dair infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

3. Bunun yanı sıra; dava konusu 112 ada 112 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ‘‘Üçüncü derece arkeolojik sit alanı içinde kalmaktadır.’’ beyanının mevcut olduğu ve Mahkemece İzmir 2 numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabında; encümen kararı ile uygun görülmesi durumunda ifraz edilecek parselde de ‘‘üçüncü derece arkeolojik sit alanı içinde kalmaktadır.’’ şerhinin düşülmesinin uygun görüldüğü belirtilmesine rağmen hükümde bu hususun tartışılmaması doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.