7. Hukuk Dairesi 2024/745 E. , 2024/2260 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1295 E., 2021/578 K.
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
DAVA TARİHİ : 23.01.2015
KARAR : Başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/31 E., 2017/561 K.
Taraflar arasındaki asıl davada tapu iptali ve tescil birleştirilen davada sözleşmenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı ... ve asıl davada davalı-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden gelmedi. Karşı taraftan asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların dava konusu 1156 ada 1, 1184 ada 1, 1189 ada 7, 1191 ada 1, 1198 ada 1, 1198 ada 5, 1199 ada 1, 1200 ada 1, 1201 ada 1, 1203 ada 1, 1204 ada 1, 1247 ada 1, 1247 ada 2, 1247 ada 3, 1247 ada 4, 1248 ada 2, 1248 ada 3, 1253 ada 3, 1253 ada 4, 1254 ada 2, 1268 ada 6, 1278 ada 1, 1293 ada 1, 1294 ada 2, 1338 ada 2, 1339 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarda ortak miras bırakanları ...'dan; 1156 ada 1, 1172 ada 4, 1174 ada 4, 1178 ada 1, 1179 ada 1, 1185 ada 2, 1186 ada 1, 1187 ada 2, 1332 ada 2 ve 1346 ada 4 parsel sayılı taşınmazlarda ortak miras bırakanları ... intikal eden hak ve hisselerini 06.08.1996 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul kat'i satış senedi ile satmayı vadettiklerini, satış bedelinin ödendiğini ve zilyetliğin teslim edildiğini, davaya konu taşınmazların sözleşmenin düzenlendiği tarihte itirazlı taşınmazlar olduğunu, davalıların miras payları tapuda adlarına intikal gördüğü halde paylarını müvekkillerine devre yanaşmadıklarını belirterek, dava konusu taşınmazlarda davalılar adına kayıtlı payların müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu satış vaadi sözleşmesinin hile yoluyla müvekkilinin hulüs ve saffetinden kaynaklanarak düzenlendiğini, müvekkilinin okuma yazmasının olmadığını ve müvekkilinin Türkçe bilmediğini, müvekkilinin sözleşmenin muristen kalan taşınmazlarla ilgili intikal ve benzeri işlemleri yapmak üzere düzenlendiği zannıyla hareket ettiğini, müvekkiline ödeme yapılmadığını, davacının bu taşınmazları satın alacak ekonomik gücünün olmadığını, sözleşme tarihinde murisin mallarının dahi belli olmadığını ileri sürerek, satış vaadi sözleşmesinin iptaline, geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; birleştirilen davada ileri sürdüğü sebeplerle ve ... hisseleri için açılan davanın mesnedi olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen parseller ile sözleşmedeki parsellerin numara olarak faklı olduklarını beyan ederek asıl davanın reddini savunmuştur.
2. Asıl davada davalı ... duruşmada; okuma yazmasının olmadığını, sözleşmeyi imzalayın dediklerini kendisinin de imzaladığını, amaçlarının davacıya işlerini yürütmesi için vekaletname vermek olduğunu, sözleşmenin içeriğinin tercüman vasıtası ile okunmadığını, kendisine bedel ödenmediğini beyan etmiştir.
3. Asıl davada davalı ... duruşmada; kayınvalidesinin Türkçe bilmediğini, sözleşmeyi kardeşine vekaletname vermek için düzenlediğini, sözleşmeyi okumadığını bu nedenle kayınvalidesine taşınmazlara yönelik bilgi verilmediğini, para alış verişinin olmadığını, sözleşmenin tercüme edilmediğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davadan önce davaya konu sözleşmeye dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasında davalılar .... ve .... davayı kabul ettiklerini, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesi uyarınca mahkeme huzurunda ikrar olunan senetlerin aksi ispat edilene kadar kesin delil sayıldığı, söz konusu kabul beyanının hata hile yoluyla alındığının ispatlanamadığını, davalıların okuma yazma bilmemelerinden, bilgisizliklerinden yararlanarak sözleşmenin imzalandığı iddialarını ispatlayamadığı, 2006 yılında söz konusu sözleşmeyi kabul eden davalıların 10 yıl sonra itiraz etmelerinin dürüst davranma ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekili ile asıl davada davalı ... Yüksel vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davaya konusu satış vaadi sözleşmesinin aldatma ve yanılma sonucu düzenlendiğine ilişkin iddialarını tekrarlayarak ve delillerin hatalı değerlendirildiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının yanıltma suretiyle davaya dayanak sözleşmenin imzalanmasını sağladığını, vaad borçluların yaşlı olduklarını, okuma yazma ve Türkçe bilmediklerini, sözleşmenin konusu tercüman vasıtasıyla anlatılmışsa da vaad borçlusu ... verdiği onayın anlam ve sonuçlarını anlayabilecek durumda olmadığını, adı geçen vaad borçlusunun sağlık raporunun alınmadığını, ... muris ...'dan olan miras haklarının çocukları arasında eşit olarak paylaştırılması gerektiğini, 2006/83 Esas sayılı dosyada kabul beyanında bulunulan duruşmada tercüman bulundurulmadığını, parmak izi yerine imza attırıldığını, senedin satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olmadığını, satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazların belirlenebilir olmadığını, bir kısım taşınmazda müvekkilinin paydaş olmaması nedeniyle müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verildiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in vaad borçlusu olmaması nedeniyle pasif husumet ehliyetinin olmadığı, 1748 ada 4 parsel sayılı taşınmazın sehven yazıldığı, 1346 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 1758 ada 4 parsel numarasını aldığı, dava konusu taşınmazların kök muris ... ve ... intikal eden taşınmazlar olduğu iddiasıyla açılan davada taşınmazların bu kişilerden intikal ettiğine dair ihtilaf bulunmadığı, önceki davada davaya konu taşınmazlar yönünden taleplerin atiye bırakıldığı, kuvvetli delil mahiyetindeki bu davada davalıların davayı ve sözleşmeyi kabul ettikleri, kesinleşen bu dava içeriği dikkate alındığında sözleşmenin hile ile düzenlendiği iddiasına itibar edilemeyeceği, tanık Kemal'in beyanlarına itibar edilemeyecği gerekçesiyle davalı vekillerinin istinaf başvurularının kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu kısmen kabulüne kararın kaldırılmasına, kararın düzeltilerek yeniden hüküm tesisine; asıl davada davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... vekili ile asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ek kararıyla davalı ... vekilinin verilen süre içerisinde temyiz harcını yatırmaması nedeniyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. 07.04.2022 tarihli tahsis şerhi ile 30.03.2022 tarihli ek kararın 1. maddesinin asıl davada bir kısım davalılar-birleşen davada davacılar vekili Av. ...'un asıl dava yönünden temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3. Asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekili ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; temyiz harçlarının süresi içerisinde yatırılmasına rağmen temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmalarına dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava 06.08.1996 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul kat'i satış senedinin iptali ve geçersizliğinin tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 27, 29, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 39 ve 237 inci maddeleri,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 297 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. 30.03.2022 tarihli ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, asıl davada davalı- birleştirilen davada davacılar vekilinin eksik temyiz başvurma ve karar harcını verilen kesin süre içerisinde mahkeme veznesine yatırmadığı gerekçesiyle temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesince eksik temyiz harcının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanmasına yönelik 08.03.2022 tarihli muhtıranın 13.03.2022 tarihinde adı geçen vekile tebliğ edildiği ve 15.03.2022 tarihinde eksik temyiz harçlarının mahkeme veznesine yatırıldığı anlaşıldığından 30.03.2022 tarihli ek kararın ve 07.04.2022 tarihli tashih kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2. Asıl davada davalı ... vekili ile asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özelikle asıl davada davalı ... yönünden davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davaya konu ... Noterliği 06.08.1996 tarihli 1996 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul kat'i satış senedinde, "... (...)'in ölümüyle bize de diğer varisler meyanında irsen ve teselsülen intikali gereken, veraset ilamı uyarınca hakkımıza düşen Tunceli ili, Atataürk mahallesindeki 110/15, 112/3, 112/7, 112/12, 112/15, 129/5, 130/32, 130/20, 131/11, 130/22, 130/24, 130/26, 114/20, 104/4, 108/3, 107/42, 107/47, 107/53, 107/54, 130/12 ada ve parsel numaraları ile yine ada ve parsel numaraları yazılmayan tüm gayrimenkullerimizi 60.000.000 TL bedeller ...'a kat'i olarak sattık, paramızı hericen ve nakten aldık,......'in ölümü ile bizlere miras olarak kalan Tunceli İli, Merkez, ... mahallesi hudutları dahilinde kain taşınır ve taşınmaz miras payımızı ...'a sattık, bedeli olan 60.000.000 TL nakten ve peşin olarak haricen aldık. Bu taşınmazlardaki hisselerimizi, tapusu alınmış olanların tapusunu, istediği zaman kendisine vermeyi, hiçbir hak talep etmeksizin taahhüt ederiz. Tapusu itiraz nedeniyle çıkmamış olanların ise davalar karara bağlanıp, tapusu alındığında vereceğimiz gibi bu senedi mahkemeye ibraz etmek suretiyle, bizim hissemizi kendi adına tescil talebinde bulunmakta serbesttir." ifadelerinin yer aldığı görülmektedir.
Davaya dayanak düzenleme şeklinde gayrimenkul kat'i satış senedinin açıklanan bu içeriği gözetildiğinde; takrir verenler ..., ... ve ...'in sözleşmeye konu taşınmazlarda miras bırakanları ...'ten intikal eden hak ve hisselerini davacıya devretmeyi vadettikleri; davacının dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazların sözleşmenin yapıldığı sırada itirazlı taşınmazlar olduğunu belirttiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu taşınmazların ilk tesisinden itibaren tedavüllü tapu kayıtları, kadastro tutanakları, tapu kütük sayfaları, intikallere dayanak belgeleri ve şuyulandırma cetvelleri ile tarafların miras bırakanı ... ...'ın mirasçılık belgesi temin edilip, sözleşmeye konu taşınmazlarla dava konusu taşınmazlar arasındaki irtibat sağlandıktan sonra sözleşmeye konu paylar tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenerek bu paylar yönünden tescil hükmü kurulması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi ve iptal edilen paylar hükümde açıkça belirtilmeyerek infazda tereddüt meydana getirecek şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda C.3.1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli ek kararının kaldırılmasına,
2.Yukarıda C.3.2 numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl davada davalı ... vekili ile asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
3.Yukarıda C.3.3 numaralı bentte açıklanan sebeplerle asıl davada davalı ... vekili ile asıl davada bir kısım davalı-birleştirilen davada davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!