7. Hukuk Dairesi 2024/739 E. , 2024/2467 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/713 E., 2022/321 K.
DAVA TARİHİ : 10.02.2012
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında ... davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu 69 parça taşınmazın davalı tarafından 1997 yılından beri yol, yeşil alan, kavşak ve benzeri uygulamalar yapılmak suretiyle işgal edildiğini ileri sürerek dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre için 6.664,892 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalının taşınmazları kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; “…kayden davacının maliki olduğu taşınmazların bir kısmına haklı ve geçerli bir sebep bulunmaksızın yeşil alan, kavşak ve benzeri uygulamalar yapılmak suretiyle el atıldığının saptanarak ecrimisile karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda soyut ve genel bir takım belirlemeler ile ... hesabı yapıldığı gibi davacı tarafından ibraz edilen emsal kira sözleşmelerinin değerlendirmeye alınmaması, ayrıca işgal dışında kalan alanların ayrı bir şekilde kullanılma imkanın bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir değerlendirme yapılmamış olmasının doğru olmadığı, ilk önce davalı belediyenin taraf sıfatının saptanması bakımından taşınmazların davalı belediyenin sorumluluk alanında kalıp kalmadığının UKOME'ye yazı yazılarak tespit edilmesi, akabinde tarafların ibraz ettiği emsal kira sözleşmelerinin değerlendirip, işgal dışında kalan alanların ayrı bir şekilde kullanılma imkanının bulunup bulunmadığı da gözetilerek bilirkişilerden denetime olanak verecek şekilde rapor alınması, sonucuna göre hesaplanan ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu” gerekçesiyle karar bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İBB Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğünün 29.05.2018 tarihli cevabına göre söz konusu parsellerin 21.02.2005 tarihli meclis kararı ile İBB'ye devredildiği, ana arter kapsamında bulunduğu açıklanarak bilgi verildiği, davalı tarafın sıfatı ve sorumluluk durumuna yönelik davalı tarafça ileri sürülen protokol ile bağlantılı hususların sorumluluğu ortadan kaldırmadığı, protokole dayalı olarak rücu edilmesinin mümkün olduğu, alınan bilirkişi raporları ile davacı adına kayıtlı ... talebine konu taşınmazlarda ana arter, yol, kaldırım, kavşak ve yeşil alan kullanımları yönünde inceleme yapıldığı, 23.252,61 metrekarelik kısmın yol, yeşil alan, kavşak veya kaldırım alanına isabet ettiğinin tespit edildiği, taşınmazların hali hazır kullanım durumları, geriye kalan alanları, geometrik yapıları ve fiziki konumları ile imar durumlarına göre malik tarafından başka bir şekilde kullanılmaya uygun olmadıkları görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği, taşınmazların toplam alanı üzerinden ... hesaplaması yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 2.304.088,68 TL ecrimisile karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisilin düşük hesaplandığını, talep ettikleri miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisilin fazla hesaplandığını, Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, ana arter olmadığı belirtilen taşınmazlar yönünden sorumluluğun belirlenmediğini, ... talep edilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ... talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ..., diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. ..., haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ... davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Hemen belirtilmelidir ki, ... hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ... talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, Hal Müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ... belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ... değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle hüküm tesis edilmiş olduğu anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle taraf vekililerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!