WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/726 E.  ,  2024/1802 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/294 E., 2023/289 K.
KARAR : Asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine

Taraflar arasındaki asıl davada ve birleştirilen davada suya el atmanın önlenmesi istemleriyle ilgili olarak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar; müştereken malik oldukları 105 ada 23 parsel sayılı taşınmaz içinde bulunan kaynak suyunun bir kısmından davalıların sulama suyu olarak istifade etmelerine rıza gösterdiklerini, yıllardan beri böyle devam ederken son yıllarda su miktarında oluşan azalma ve ihtiyaçların artması nedeniyle davalıya giden suyun kapatılması üzerine davalı ile aralarında muaraza çıktığını, davalıların komşu taşınmazlarında da su kaynağı bulunduğunu, az masrafla bu kaynaktan her zaman istifade etme imkanları bulunduğunu beyan ederek; davalıların dava konusu suya el atmalarının önlenmesini, taşınmazın eski hale getirilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP
1. Davalılar vekili; davanın haksız ve mesnetsiz olup öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, davalı gösterilen ...’un dava konusu suyun bulunduğu parsellerde malik sıfatı bulunmadığını, davanın ... yönünden reddi gerektiğini, ataları tarafından kadimden beri müşterek kullanılan suyun müvekkilleri için de kadimden gelen bir hak olduğunu, davacılarca kullanımın engellendiği tarihe kadar da birlikte kullanmaya devam edildiğini, dava konusu suyun ne zaman çıkarıldığının dahi bilinmediğini, kötüniyetli olarak davacıların kendi kullanımlarından artan suyun başka parsellere verdiklerini beyan ederek; davanın tüm davalı müvekkilleri yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Çorum 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.09.2017 tarih, 2017/228 Esas, 2017/240 Karar sayılı dosyasında birleştirilen davada davacılar vekili; dava konusu 23 parselin tarafların ortak murisinden kaldığını, murislerinin yaptığı taksim sonrasında taşınmazın davalılara kaldığını, ancak tarafların kadimden beri suyu birlikte kullandıklarını, 2004 yılında da birlikte ıslah ederek suyu kullanmaya devam ettiklerini, birkaç ay önce davalıların engellemeleri üzerine meyve ağaçlarının kurumaya başladığını, Kaymakamlıktan men kararı aldıklarını beyan ederek; suya el atmanın önlenmesini ve kadimden beri kullanıldığı şekliyle eşit olarak su kullanım rejimi belirlenmesini talep etmiştir.

3. Davalar arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu gerekçesiyle Mahkemece 11.09.2017 tarihinde davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.01.2023 tarihli ve 2022/42 Esas, 2023/33 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyarak 105 ada 23 parsel sayılı taşınmazda çıkan suyun bu taşınmazın ihtiyacını karşılayacak kadar olmadığı, bu sebeple özel su olduğu, bu nedenle sadece arazi sahibinin bu sudan yararlanabileceği, komşularının yararlanma hakkının bulunmadığı, Mahkemece daha önce verilen asıl davanın reddine ilişkin kararın davacılar tarafından sadece su rejiminin kurulmasına yönelik kısmının istinaf ve temyiz edildiği, bu sebeple asıl davanın reddine ilişkin kararın diğer taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle; asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 26.01.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar birleştirilen davada davalılar vekili ve asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Dairemizin 22.06.2023 tarih ve 2023/2216 Esas, 2023/3562 Karar sayılı ilamında; asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacıların temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalıların temyiz itirazlarına gelince; istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 10.06.2019 havale tarihli istinaf dilekçesinde davacı/birleştirilen davada davalılar vekilinin açıkça, dava konusu suyun özel su niteliğinde olması nedeniyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise reddini tereddütsüz biçimde talep ettiği; birleştirilen davada davalılar yönünden usuli kazanılmış bir hak söz konusu olmadığından, dosya kapsamındaki deliller değerlendirilerek, davacı/birleştirilen davada davalıların asıl davadaki taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 105 ada 23 parsel sayılı taşınmazda çıkan suyun, bu taşınmazın ihtiyacını karşılayamadığından özel su olduğu, sadece arazi sahibinin bu sudan yararlanabileceği, komşularının yararlanma hakkının bulunmadığı anlaşıldığından su rejimi kurulmasına ilişkin davanın reddine, ayrıca asıl dava davalıları tarafından asıl davacıların taşınmazına el atıldığı anlaşıldığından asıl dava yönünden davanın kabulü ile asıl dava davalılarının el atmasının önlenmesine ve yaptıkları müdahale sebebiyle oluşan durumun eski hale getirilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar birleştirilen davada davalılar vekili ve asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekili; yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.

2. Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili; asıl dava davacılarının Mahkemece verilen önceki asıl davanın reddine ilişkin kararı istinaf ve temyiz etmemeleri nedeniyle müvekkillerin kazanılmış haklarının korunması gerektiğini, 25.09.2018 tarihli raporda suyun bulunduğu taşınmazın ihtiyacından çok fazla olduğunun tespit edildiğini, dava konusu suyun, yer altından çıkartıldığını özel su olmadığını, taşınmazın üst kısmında bulunan kaynağında ölçüm yapılmadığını, eksik incelemeye dayanarak hazırlanan raporun hükme esas alındığını, keşif öncesi asıl dava davacıları ve birleştirilen dava davalıların borulara gelen suyu kestiğini, müvekkillerinin tarlalarını sulama imkanının başka türlü bulunmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, suya el atma istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 718, 756 ve 758. maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar-birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacılar-birleştirilen davada davalılar vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; HMK'nın 326. maddesi gereğince yargılama giderinin aleyhine hüküm kurulan kişilerden alınmasına karar verilir. Mahkemece asıl davada davacıların talebinin kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verildiğine göre asıl davada davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin tamamının asıl davada davalılardan alınması gerekirken yarısının asıl davada davalılardan alınmasına şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Asıl davada davalılar birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Asıl davada davacılar birleştirilen davada davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3/B numaralı bendinde yer alan “Davalar sebebiyle yapılan 121,30 TL İstinaf Kanun yoluna başvuru harcı+ 253,80 Keşif harcı+253,80 Keşif harcı+ 571,90 TL keşif harcı+ 7.451,95 TL posta+tebligat+bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 8.652,75 TL yargılama gideri toplamının yarısının 4.326,38 TL'sinin asıl dava yönünden yapıldığı kabul edilerek, bu masrafların davalı/davacılardan alınarak davacı/davalılara ödenmesine, ” ifadeleri çıkartılarak yerine “ Davacılar tarafından yapılan keşif, tebligat ve posta giderleri toplamı 8.229,95 TL yargılama giderinin asıl davada davalı-birleştirilen davada davacılardan alınarak asıl davada davacılar birleştirilen davada davalılara verilmesine” ifadesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.