WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/723 E.  ,  2024/1287 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1025 E., 2023/1555 K.
KARAR : Bölge Adliye Mahkemesince kararın miktar yönüyle kesin olması nedeniyle istinaf talebinin usulden reddine karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/64 E., 2020/318 K.

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın miktar yönüyle kesin olması nedeniyle istinaf talebinin usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; 422 ada 2 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan kreş binası ve eklentilerinden oluşan muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı ... Belediye Başkanlığı 08.09.2020 tarihli yazısıyla davadan vazgeçtiklerini beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "...Davacı ... Belediye Başkanlığı'nın 08.09.2020 tarihli ve 10790110-641.04-E.1073 sayılı yazısıyla işbu dosyadan ön inceleme duruşması yapılmadan vazgeçtikleri, davadan feragatın tek taraflı irade beyanı olduğu ve açıklanması ile hukuki sonuçlarını doğurduğu anlaşıldığından, Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 307 ve devamı maddeleri gereğince davanın feragat sebebiyle davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.

2. Davalı ... vekilinin 03.12.2020 tarihli dilekçesi ile; davanın açılmasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davanın feragat ile sonuçlandığını, müvekkilinin kendisini vekille temsil ettirdiğini, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken zuhulen hükmedilmediğinden beyanla vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin tavzih talebinde bulunmuştur.

3. Mahkemece 15.04.2021 tarihli tavzih niteliğindeki ek kararı ile; Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 305/A maddesi dikkate alınarak, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesi gereğince davalı ... vekilinin talebinin kabulüne dair karar verilerek 1.700,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dilekçeler aşamasında davacı idarenin vazgeçme dilekçesi verdiğini, verilen karar ile mahkemenin davadan el çektiğini, hükümden sonra tarafların lehine/aleyhine karara bir ekleme yapılamayacağını, HMK 305 ve 305/A maddesince hükme vekalet ücreti eklenmesinin mümkün olmadığını beyan ederek usul ve yasaya aykırı hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yusufeli Asliye Hukuk Mahkemesinin istinafa konu kararının verildiği tarih itibarıyla HMK'nın 341/2 nci maddesi gereği kesinlik sınırının 5.395,00 TL olduğu, istinaf istemine konu vekalet ücretinin 1.700,00 TL olduğu gözetildiğinde bu değerin HMK’nın 341/2 nci maddesi gereğince karar tarihinde (2020 yılı) yürürlükte olan 5.390,00 TL kesinlik sınırının altında kaldığından, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1-b maddeleri gereğince miktar itibariyle kesinlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; verilen karar ile mahkemenin davadan el çektiğini, hükümden sonra tarafların lehine/aleyhine karara bir ekleme yapılamayacağını, HMK'nın 305 ve 305/A maddesince hükme vekalet ücreti eklenmesinin mümkün olmadığını beyan ederek usul ve yasaya aykırı hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 747 nci maddesi, 748 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361 inci, 362 nci, 366 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.

Davacı Belediye, dava dilekçesinde dava değerini 10.000,00 TL olarak göstermiş ve bu değer üzerinden harçlandırma yapmış, yargılama sırasında davadan feragat etmiş ve Yerel Mahkemece de davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olup, davalı ... vekili istinaf kanun yolu süresi içerisinde vekalet ücreti yönünden hükmün tamamlanması isteğinde bulunmuş olmakla Yerel Mahkemece, talebin kabulü ile adı geçen davalı lehine vekalet ücreti takdirine dair ek karar verilmiş, davacı vekili ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, Yerel Mahkemece hükmedilen vekalet ücreti miktarını esas alarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle usulden reddine karar vermiş, davacı vekili bu kararı temyiz etmiştir.

Hemen belirtilmelidir ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/A maddesinde: “Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir” hükmü ile “hükmün tamamlanması” düzenlenmiştir. Yine 323 üncü maddesinin “ğ” bendinde “vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti” yargılama giderlerinin kapsamı içerisinde sayılmıştır. Diğer taraftan; anılan Yasanın 326 ncı maddesinde “yargılama giderlerinden sorumluluk”, 330 uncu maddesinde “vekâlet ücretinin taraf lehine hükmedilmesi” gereği belirtilmiştir. HMK’nın 332 nci maddesinde ise “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığı altında “(1) Yargılama giderlerine, mahkemece re'sen hükmedilir. (2) Yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir. (3) Hükümden sonraki yargılama giderlerini hangi tarafın ödeyeceği, miktarı ve dökümü ile bu giderlerin hangi tarafa yükletileceği, mahkemece ilamın altına yazılır” şeklinde yargılama giderlerine mahkemenin kendiliğinden hükmetmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Bilindiği üzere; Harçlar Kanunu'nun 16 ncı maddesinde harçlandırılması gereken dava değerinin ne olması gerektiği açıklanmıştır. Öte yandan; Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzda istinaf ve temyiz kanun yollarına başvurulabilmesi için dava değeri bakımından kesinlik sınırları belirlenmiştir. 6100 sayılı HMK’nın istinaf yoluna başvurulabilen kararları düzenleyen 341 inci maddesinin 2 nci bendi gereğince “miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” Önemle vurgulanmalıdır ki, vekalet ücreti işin esasına ilişkin hükmün fer’isi niteliğinde ve mahkemece re’sen gözetilmesi gereken yargılama giderlerindendir. Bu nedenle istinaf nedeni vekalet ücreti olsa da, kesinlik sınırının belirlenmesinde asıl dava değerine bakılması gerekir. Nitekim anılan hususa Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.12.2019 tarih ve 2016/22-2234 Esas, 2019/1286 Karar ve aynı gün 2016/22-2236 Esas, 2019/1287 Karar sayılı kararlarında da değinilmiştir.

Somut olayda; dava değeri 10.000,00 TL olarak gösterilip bu miktar üzerinden harçlandırma yapıldığına göre; istinaf kanun yolu bakımından kesinlik sınırının da bu miktar itibariyle gözetilmesi gerekecektir.

Hâl böyle olunca; ferî nitelikte olan vekâlet ücretinin asıl dava değerine bağlı olduğu, asıl dava değerinin miktarı göz önüne alındığında kesinlikten söz etme imkânının bulunmadığı gözetilerek istinaf kanun yolu incelemesi yapılması gerekirken; Yerel Mahkemece takdir edilen vekalet ücreti miktarının, Yerel Mahkemenin ek kararının verildiği tarih itibariyle yeniden değerleme oranlarına göre kesinlik sınırı olan 5.390,00 TL'sının altında kalması nedeniyle, kararın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine dair verilen kararın doğru olmadığı ve bu nedenle, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere Trabzon Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.