WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/708 E.  ,  2024/1469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/488 E., 2023/1210 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/206 E., 2021/528 K.

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davalının, davacının boşandığı eşinin babası olduğunu, davalı adına kayıtlı bulunan dava konusu Hatay ili, Kırıkhan ilçesi, Merkez Mahallesinde kain 21 ada 11 parsel ile, Hatay ili, Kırıkhan ilçesi, ... Köyünde kain 1312 parsel 1 kat 1 No.lu bağımsız bölüm ve aynı yer zemin kat 13 No.lu bağımsız bölüm No.lu işyeri, Hatay ili, Kırıkhan ilçesi, ... Köyü 135 ada 3 parsel 4 kat 10, 11 ve 12 No.lu bağımsız bölümler ile aynı yer zemin kat 16 No.lu bağımsız bölümün müvekkilinin yurt dışında çalıştığı sırada göndermiş olduğu paralar ile kendi adına alındığını, ancak tapuların devri istenmesine rağmen verilmediğini, devrin sağlanması için vekaletname de verdiğini belirterek; inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı olarak tapularının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; taşınmazların müvekkilinin geliri ile alındığını, davacının hiç bir katkısı olmadığını, satın alındığı dönemde taşınmazların çok kıymetli olmadığını, taşınmazların verilen vekaletten önce alındığını, vekalet verilmesinden sonra yapılan satışların ise gerçek olup bedelinin verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece sundukları delillerin toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, zira banka kayıtları getirtilmiş, davacı ile davalı arasındaki hesap hareketleri CD ortamında bankalar tarafından gönderilmiş iken bu kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerekirken yapılmadığını, tarafların soysal ve ekonomik durum araştırılmasına karar verilmesine rağmen bu husus tamamlanmadan hüküm kurulduğunu, tapu kayıtlarının tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmesine karar verilmesine rağmen eksik olan kayıtların tamamlatılmadığını, tanık olarak bildirilen ...'in tanıklığından vazgeçilmiş ise de, davalı tarafın muvafakat etmeyerek dinlenmesini istemesine rağmen mahkemece bu tanık dinlenmeden hüküm kurduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, dava konusu 21 ada 11 parsel 2011 tarihinde edinilmiş ise de, 1312 parselin 2016, 135 ada 3 parselin de 2017 tarihinde edinildiğini, yerel mahkemece tanık beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, tanık beyanlarının bütünü dikkate alındığında müvekkilinin göndermiş olduğu paralar ile taşınmazların satın alındığının anlaşıldığını, yerel mahkeme gerekçesinde para gönderildiği belirtilen hesapların dosya arasına getirildiğini, davalıya ve davacının eski eşine gönderilen gönderilen paraların taşınmazların edinilmesi için yeterli miktarda olmadığı gibi taşınmaz edinilmesi amacıyla gönderildiği yönünde bir açıklamanında bulunmadığı belirtilmiş ise de bu gerekçenin yerinde olmadığını, zira kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadığını, banka kayıtlarının denetime elverişli ... getirilmediğini, yine diğer delillerin dava konusu taşınmazlar davanın gönderdiği para ve vekaletle alındığına ilişkin iddiaların birbiriyle örtüşen şekilde ortaya konulmadığı denilmiş ise de, olayın gerçekleştiği tarihte davacı ile davalının gelin kayınbaba oldukları taraflar arasında inançlı işlemler için yazılı belge aranmayacağı gibi, tanık beyanları ile ispatın da mümkün olduğunu, davalının kendisine duyulan güveni ve vekaleti görevini kötüye kullanarak oğluyla boşanma sonrasında tüm mal varlıklarını iç ettiğini, müvekkili adına olan taşınmazları da vekaletname ile muvazaalı şekilde devir ederek müvekkilini mağdur ettiğini belirterek hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu Merkez 21 ada 11 parsel 15.06.2011, Mahmutlu Köyü 1312 parsel 07.04.2011, Karadumanlı Köyü 135 ada 3 parsel sayılı taşınmaz ise 07.01.2009 tarihinde satış suretiyle davalı adına tescil edildiği, davacı tarafından vekaletin ise bu tarihlerden çok sonra 06.05.2013 tarihli olduğu, taşınmazların satın alındığı tarih itibariyle davacı tarafından davalıya verilen vekaletname olmadığı, taşınmazın ileride devredilmek üzere alındığı iddiasının inançlı işlem olarak nitelendirilmesi gerektiği, inançlı işlemin ise aradaki akrabalık ilişkisine bakılmaksızın yazılı delille ispatı gerektiği, bunun dışında tarafların elinde yazılı delil başlangıcı hükmünde belge var ise inanç sözleşmesinin tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği, ayrıca yemin, ikrar gibi kesin delillerle ispatın da mümkün olduğu, somut olayda, davacının yazılı delile dayanmadığı, yazılı delil başlangıcının da bulunmadığı, yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

3. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

4. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 nci maddesi vd.) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli ve 2014/14-516 E., 2015/2838 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.

5. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.