WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/668 E.  ,  2024/1468 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/756 E., 2013/404 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki elbirliği ve paylı mülkiyetteki ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 6. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının kısmen onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; Trabzon ili, Akçaabat ilçesi, ... Köyü 257 ve 262 numaralı parsellerde hissedar olan ... kızı ...'ın, davacıların murisi olduğunu, davalıların bir kısmının ise taşınmazlarda müşterek ve diğerlerinin de iştirak halinde malik olduklarını, dava konusu parsellerde ortaklığın anlaşma yoluyla giderilmesinin mümkün olmadığını ve taksimin imkansız olduğunu, paydaşlığın satış sureti ile giderilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.12.2008 tarihli ve 2006/609 Esas, 2008/896 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.12.2008 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 04.05.2010 tarihli ve 2010/3657 Esas, 2010/5376 Karar sayılı kararıyla; 257 parsel sayılı taşınmaz yönünden kararın onanmasına, 262 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise muhdesatlara ilişkin tapu kaydında yer alan şerhler dikkate alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, Trabzon ili, Akçaabat ilçesi, Yeniköy Köyü 262 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın genel açık artırma yoluyla satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili, davalılar Enver vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... ve ... vekili, muhdesat konusundaki uyuşmazlıklar için dava açılmak üzere süre verilmediğini, ayrıca bilirkişi raporunda farklı yıllara ait hesaplamalar yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalılar Enver vd. vekili, karar verildikten yaklaşık sekiz yıl kadar sonra gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığını, bu süreçte birçok kişinin öldüğünü, karar tarihinden önce de ölmüş kişiler olabileceğini, kararın tebliğ edilmesini isteyen kişilerin ölen kişilere ait mirasçılık belgelerini eklemeleri gerektiğini, davalı ...'a ait olduğu iddia ve ispat olunan ev hükümde gösterilmediğini, uyuşmazlık varsa dava açmak üzere süre verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda arazi değerlemelerinin 2011 yılına göre muhdesat değerlerinin ise 2006 yılına göre hesaplandığını, muhdesat oranlamalarında hata olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

2. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27 nci maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.

3. Paydaşlığın satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs. gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta tüm paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa, bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza, ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara dağıtılır.

4. Bütünleyici parçanın (muhdesatın) arzın paydaşlarına değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay verme mümkün değildir.

5. Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde; dava konusu 262 parsel sayılı taşınmazın güncel tapu kaydına göre taraf teşkilinin denetlenmek suretiyle noksansız sağlanması ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda farklı yıllara ait arz ve muhdesat değerlerinin esas alınması suretiyle ulaşılan hatalı oranlamaya göre muhdesatların bedelinin ve satış bedelinin dağıtılması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.